Radyo TimeRadyo Time

“Birbirimize kenetlenmeliyiz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, DEİK 2018 Yılı Mali Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, ihracatta ulaşılan 170 milyar dolarlık başarıya işaret ederek, “Aynı hedeflere yöneldiğimiz, aynı heyecanı paylaştığımız, bir duvarın tuğlaları gibi bir birimize kenetlendiğimiz sürece de Allah'ın izniyle Türkiye yeni destanlar yazmaya devam edecektir” dedi.
Bu haber 139 kere okunmuş.24 Aralık 2018, Pazartesi - 11:56

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu’nun (DEİK) 2018 Yılı Mali Genel Kurulu Toplantısına katıldı. Swissotel Bosphorus’da gerçekleştirilen toplantıda Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir konuşma yaptı.

Dünyanın ciddi değişimler yaşadığı bir süreçte, yeni yapısı ve yönetimiyle DEİK’in iş dünyasının ve ihracatçıların lokomotif kuruluşu hâline geldiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2016 başından bu yana DEİK’in düzenlediği etkinliklerin, yakalanan ivmenin bir göstergesi olduğunu söyledi.

“Son dönemde atılan adımlarla deik, kapsayıcı bir yapıya kavuştu”

Türkiye’nin en büyük 100 Türk şirketinin 63’ünün, en büyük 46 uluslararası müteahhitlik şirketinin 28’inin, en büyük 70 ihracatçı şirketin 21’inin DEİK üyesi olmasının bu başarının bir göstergesi olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, üye sayısı kadar üyelerin vasfının da önemli olduğunu kaydetti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Son dönemde atılan adımlar DEİK’i, Türkiye’nin tüm renklerini kucaklayan, tüm farklılıklarını içinde barındıran daha kapsayıcı, daha kuşatıcı bir yapıya kavuşturmuştur. Bu yapısal değişim DEİK’in gücüne, yurt içinde ve yurt dışında sahip olduğu etkinliğine de ciddi katkılar yapmıştır” dedi.

Yurtdışı ziyaretlerine DEİK’i de davet ederek, iş adamları arasında köprüler kurduklarını, firmaların sorunlarını çözmek için gayret gösterdiklerini, bunu iş adamlarına daha rahat ve güvenli bir ticaret ortamı tesis etmek için yaptıklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İhracatımız artsın, yatırımlarımız çoğalsın; istihdam, büyüme, üretim katlansın diye mücadele ettik” diye ekledi.

“İhracatımız 170 milyar dolara ulaştı”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2002 yılında 36 milyar dolar olan ihracatı bu yılsonu itibarıyla 170 milyar dolara ulaştırdıklarını, ihracatçı firma sayısını 31 binden 71 binin üzerine çıkardıklarını, 8 bin 582 ihracatçıya yeşil pasaport vererek pek çok ülkeye vizesiz seyahat sağladıklarını, Eximbank’ın sermayesini 3 milyar liradan 10 milyar liraya çıkardıklarını, ihracatçılara sadece geçen yıl 2 milyar liranın üzerinde nakit destek sağladıklarını hatırlattı.

Bugün Türkiye’nin, 15-20 yıl öncesine kadar adının dahi bilinmediği pek çok ülkede, sadece resmî misyonlarıyla değil; iş adamları, firmaları ve ürünleriyle var olduğuna dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2002’de Türkiye’nin hiçbir yatırımının olmadığı bölgelerde bugün Türk girişimcilerinin üretim ve ticaret yaptığını, yüzbinlerce insana istihdam sağladığını söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Allah’a şükürler olsun, dünyanın hangi kıtasına gidersek gidelim, muhakkak orada ‘made in Turkey’ damgalı bir ürünle karşılaşıyor, bir Türk firmasının başarı hikâyesini orada dinliyoruz. Bugün diplomatik misyonlarımızla beraber Türk şirketleri ve işadamlarımız da bayrağımızı yüzlerce ülkede gururla dalgalandırıyor” şeklinde konuştu.

Görüştüğü hemen her devlet adamının, Türk yatırımcıların başarısından, dürüstlüğünden, dinamizminden ve taahhütlerine bağlılığından bahsettiğini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, yabancı şirketlerin yıllarca sürüncemede bıraktıkları projeleri, Türk firmalarının üstlenerek rekor sürelerde bitirip teslim ettiğini belirtti.

“Bir duvarın tuğlaları gibi bir birimize kenetlenmeliyiz”

İşadamlarına, “Bu milletin değerlerini temsil ettiğiniz, şahsımla beraber devletimize bu gurur tablolarını yaşattığınız için sizlere gönülden teşekkür ediyorum” sözleriyle teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu başarının, devletine, iradesine, demokrasisine, gerektiğinde canı pahasına istiklal ve istikbaline sahip çıkan aziz milletin başarısı olduğunu vurguladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin bu noktalara cumhurbaşkanından bürokratına, siyasetçisinden emekçisine, sanayicisinden esnafına 81 milyonun tam bir seferberlik ruhuyla hareket etmesiyle geldiğinin altını çizdi ve “Aynı hedeflere yöneldiğimiz, aynı heyecanı paylaştığımız, bir duvarın tuğlaları gibi bir birimize kenetlendiğimiz sürece de, Allah’ın izniyle Türkiye yeni destanlar yazmaya devam edecektir” diye konuştu.

Konuşmasında, Endonezya’da yaşanan tsunami felaketine de değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, ölenlere Allah’tan rahmet dileyerek Endonezya halkına Türk halkının başsağlığı dileklerini iletti.

Türkiye’yi ekonomide, diplomaside, demokraside, ticarette, ihracatta, istihdam ve yatırımlarda büyütürken birçok sınama ve saldırıyla yüzleştiklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İçerideki vesayet odaklarıyla birlikte Türkiye’nin güçlenmesini istemeyen dışarıdaki hasımlarımızın operasyonlarına maruz kaldık. İktidarımızın ilk dönemlerinde devletin içine çöreklenmiş, devleti kendi tapulu mülkü gibi gören kesimlerin direnciyle karşılaştık” ifadelerini kullandı.

“Demokrasi mücadelemiz kışkırtmalarla, darbe çığırtkanlıklarıyla ve siyasi cinayetlerle test edildi”

Adnan Menderes’in kalkınma hamlesinin provokasyonlarla kesildiği gibi, yürüttükleri demokrasi mücadelesinin de kışkırtmalarla, darbe çığırtkanlıklarıyla, siyasi cinayetlerle test edildiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu girişimlerin hiçbirinin, kendilerini vatana hizmet etmekten alıkoymadığını; ancak hızlarını yavaşlatıp millete gereksiz şekilde vakit kaybettirdiğini dile getirdi.

IMF’e borcun sıfırlandığı, faizlerde 4,6 gibi en düşük seviyenin yakalandığı, Merkez Bankası rezervlerinin 136 milyar dolara çıkıp rekor kırıldığı bir dönemde Gezi olaylarıyla Türkiye ekonomisinin hedef alındığını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu olaylarla esnafın dükkânlarının yağmalandığını, polise kurşun sıkıldığını, kamuya ait araçlarını yakıldığını sözlerine ekledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, devamında şöyle konuştu: “Bunlar mı vatansever, bunlar mı milliyetperver? Bunların arkasında duranları biz nasıl savunuruz? Sen ana muhalefetin başı olsan ne yazar, olmasan ne yazar? Bunlarda vatanseverlik yok, milliyetperverlik yok. Olmuş olsa, çıkıp bunları teşvik-tahrik etmezlerdi. ‘Siz ne yapıyorsunuz?’ derlerdi. İstanbul’da Başbakanlık Ofisi’ni bombalamaya gelenleri savunan, kalkıp iş makineleriyle beraber yollarımızı ne yazık ki kanallar açmak suretiyle bozanlar, bunlarla beraber olanlar bu milleti seven olabilir mi? Güneydoğu’da o kanalları açanlar, o hendekleri açanlar neyse, ana muhalefetin başı da aynen odur, hiçbir farkı yok.”

Konuşmasında, bir tiyatro sanatçısının kendisi ile ilgili yaptığı açıklamaya da değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “İşte şimdi de yayın organları vasıtasıyla beni ipe götüreceklermiş. Bunu sanatçı görünümü altındaki müsveddeler yapılıyor. Senin her yerin sanatçı olsa ne yazar? Biz bu yola farklı çıktık. Beni ipe götüreceksin, senin haddine mi? Biz şahadete inanmış insanlarız ve biz bunların bedelini rahatlıkla ödemeye hazır insanlarız. Bunlar sanatçı müsveddesi, şimdi yargıya gitsinler bunun hesabını versinler. Öyle karşılıksız bu işleri bırakamayız, bunun bedelini ödeyecekler.”

“Döviz kuru üzerinden yapılan saldırının darbe girişiminden farkı yok”

Gezi olaylarının ardından yaşanan 17-25 Aralık emniyet ve yargı üzerinden yapılan darbe girişimini, 15 Temmuz darbe girişimini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 24 Haziran seçim zaferi sonrasında döviz kuru üzerinden yapılan saldırıların da bunlardan farklı olmadığını söyledi.

Bu saldırının da, Gezi olayları, çukur eylemleri, 15 Temmuz ihaneti gibi zamanlamasının manidar olduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Nasıl Gezi olayları Türk ekonomisinin IMF’den bağımsızlığını ilan ettiği günlerin hemen akabinde tertiplenmişse, son ekonomik saldırı da Türk demokrasisinin çok çetin bir imtihan alanının, özellikle alnının akıyla aşılmasının hemen ardından yaşanmıştır” değerlendirmesinde bulundu.

İş adamlarının, sanayicilerin, girişimcilerin ve milletin ne bu şahsa, ne de onun felaket senaryolarına prim vermediğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, zamanında ve kararlılıkla attıkları adımlar sayesinde piyasalardaki dalgalanmanın yerini sakinliğe ve normalleşmeye bıraktığını, bugün Ağustos sonuna kıyasla döviz kurunda yüzde 20 oranında bir iyileşme yaşandığına dikkat çekti.

“Son ekonomik veriler, 2019’da güzel şeyler olacağının işareti”

Firmaların da güçlü desteğiyle Kasım ayında fiyat hareketlerinde olumlu gelişmelerin kaydedildiğine, enflasyonun tüm kötü senaryoları boşa çıkararak Kasım ayıyla birlikte düşüşe geçtiğine, Türkiye ekonomisinin üç ay arka arkaya cari fazla verdiğine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunların 2019’da ne olacağına ilişkin güzel haberler olduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Şikâyet etmek kolaydır, eleştirmek kolaydır, tribünlerden ahkâm kesmek daha da kolaydır. Zor olan ise, ülkenin ve milletin istikbali için elini taşın altına koymak, sorumluluk üstlenmektir. Biz bugüne kadar hiçbir zaman kolay olana tevessül etmedik, daima zor yolu seçtik. Türkiye sevdamızı lafla değil icraatla, hayata geçirdiğimiz başarılı projelerle ortaya koyduk. Bu ülkeye gönül vermiş herkesten de beklediğimiz budur. Son 16 yılda bizim en büyük sermayemiz; ülkemize inanmamız, milletimize güvenmemiz, sizin gibi ihracatçılarımıza itimat etmemiz olmuştur. Bugün de felaket tellallarına inat biz sizlere güveniyoruz. İş adamlarımızla, ihracatçılarımızla, işçimiz, çiftçimiz, esnafımızla hep birlikte önümüzdeki zorlukların üstesinden geleceğimize inanıyorum.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını DEİK’in Genel Kurulu’na başarılar dileyerek ve ihracatçıları Türkiye’nin büyümesine, refahına, huzuruna yaptıkları katkılardan dolayı kutlayarak tamamladı. 

 

Etiketler:   Etiket Eklenmemiş.

YorumlarHiç Yorum Yapılmamış.     'İLK YORUMU SEN YAP'

Adınız Soyadınız:

E-Postanız:

Yorumunuz:

4 + 3 = ?

 
En Son Haberler
haber yazılımı: buki