Radyo TimeRadyo Time

"Düşman değişik kılıklarla bugün de karşımızdadır"

Türk Eğitim Sen Antalya 2 Nolu Şube Başkanı Burhan Ulu, yazılı basın açıklaması yaparak, "Biz eğitimcilere düşen görev; Çanakkale’yi yeni yetişen nesle öğretmek ve unutturmamaktır" dedi.
Bu haber 158 kere okunmuş.18 Mart 2019, Pazartesi - 14:09

Ulu, “Değerli Alanyalılar, “Şehitler Haftası” nedeniyle, şehitlerimizi anmak amacıyla Türk Eğitim Sen Antalya 2 Nolu Şube olarak düzenlediğimiz “Şehitlere Saygı Yürüyüşü”ne katılımlarından dolayı tüm siyasi partilere, sendikalara, sivil toplum örgütlerine, oda başkanlarına, basınımıza ve siz değerli halkımıza sonsuz teşekkürler. Sözlerime başlamadan önce dün Irak’ın kuzeyinde ve Suriye’de Hakk’ın rahmetine kavuşan şehitlerimize Allah’tan rahmet, ailelerinin ve milletimizin başı sağ olsun diyorum. Ayrıca Yeni Zelanda’da iki camiye yapılan silahlı sonucu ölen 49 Müslüman’ı rahmetle anıyor ve bu saldırıyı lanetliyorum.

Tarih boyunca hiçbir millete nasip olmayan ve yüce Türk Milletinin kahraman evlatlarınca verilen bir büyük mücadelenin adıdır, Çanakkale. Şairin ifadesiyle, Bedrin aslanlarının kükrediği ateşten bir imtihandır, Çanakkale. Kınalı kuzuların gül bahçesine girercesine şahadete atıldığı bir yerdir, Çanakkale.

Çanakkale, öyle bir mücadeledir ki, asırlardır yorgun düşmüş bir milletin, varlığını, bağımsızlığını devam ettirme savaşıdır. Osmanlı Devleti’nin yıkılış sürecinde olan bu savaş I. Dünya Savaşı’nın da önemli bir cephesini oluşturmaktadır. Bir tarafta yıllardır süren savaşların etkisiyle yorgun ve yılgın, silahları eski ve yetersiz durumda olan Osmanlı Ordusu varken, diğer yanda güçlü sanayi ve teknoloji ile beslenen benzeri görülmemiş bir gücün timsali olan ve kolay zaferler peşinde koşan düşman kuvvetleri vardı. Bu sebeple zamanın en güçlü deniz filosu oluşturulmuştu. Çanakkale, denizden geçilecek ve imparatorluğun tüm direnme gücü kırılıp ülke parçalanarak müşterek hedefe ulaşılacaktı. Asırlardır hükmettiği toprakları tek tek elden çıkaran, yorgun düşmüş Osmanlı İmparatorluğunun o zamanki hali düşman kuvvetlerine zaferi yakın göstermekteydi. Çanakkale sırtlarında savaş başladığında düşman güçlerinde en modern kara ve deniz silahlarıyla 506 top namlusu mevcutken; bizim birliklerimizde sadece 72 top bulunmaktaydı. 506 güçlü toptan atılan korkunç mermiler boğazın iki yakasını toz duman içerisinde bırakmıştı. Bir gerçek vardı o da milli şairimizin ifadesi ile; “Garbın afakını sarmışsa çelik zırhlı duvar, benim iman dolu göğsüm gibi serhaddım var” gerçeği idi.

Çanakkale Boğazı’nı denizden geçemeyeceğini anlayan düşmanın karadaki harekatı da başarısız olmuş ve Kahraman Türk Askeri düşman güçlerine “Çanakkale geçilmez” dedirtmiştir.

Böyle bir başarı sadece işgalcilerin güç ve gururunu değil, milletimizin makus talihini de yenmiştir. Bu çetin mücadelede düşman güçlerinin dikkate almadıkları bir nokta vardı. O da; sadece silahlar değil, onu kullanan insan ve iman gücüyle beslenen inançtı. İşte Edremitli Seyit de 270 kiloluk top mermilerini namluya sürerek adını tarihe yazdıranlardan olmuştur. Bu güç başka neyle açıklanabilir ki? Bu inançtır ki; esaret zincirini boynuna takmamış, bağımsızlığı namus ve şeref addetmiş bir ulusun istiklal ve onurunu kurtarmıştır. Türk’ün ateşten gömlek giydiği, bu var olma mücadelesinde Yüce Türk Milleti topuyla, tüfeğiyle, kanıyla bayraklaştırmak istediği bağımsızlığı, karşısındaki muazzam güce rağmen, yılmadan ve fedakarca kazanmıştır. Tüm emperyalistlerin hesap edemediği bir şey vardı ki: O da Mustafa Kemal Atatürk’tü. Velhasıl Atatürk’süz Çanakkale olmaz, olamaz.

Kısacası, tarihçilerimizin ifade ettiği gibi; “Çanakkale, Osmanlı’nın son sözü; Türkiye Cumhuriyetinin ön sözü” olmuştur. Biz eğitimcilere düşen görev de; Çanakkale’yi yeni yetişen nesle öğretmek ve unutturmamaktır. Çünkü Çanakkale’yi bilmemek, Osmanlı’yı bilmemektir, Türkiye Cumhuriyeti’ni bilmemektir. Çanakkale’de, Birinci Dünya Savaşı’nda, Güneydoğu’da, 15 Temmuz’da, Afrin’de ve birçok yerde bu vatan için şehit olanları unutmamak ve unutturmamak biz eğitimcilerin asli görevidir. Şunu çok iyi biliyoruz ki; Atatürk’ün dediği gibi dahili ve harici düşmanlar bu ülke için hep olmuştur ve olacaktır. Unutmayalım ki; dün Çanakkale’de karşımıza çıkan düşman değişik kılıklarla bugün de karşımızdadır.

Çanakkale Zaferi, zor şartlar altında binlerce şehit verilerek kazanılmış mukaddes bir zafer olarak tarihteki yerini almıştır. Şehitlerin anlatıldığı son Cuma hutbesinde Çanakkale Kahramanları anlatılırken ne yazık ki onların komutanı Atatürk’ten hiç bahsedilmemiştir. Türk Eğitim Sen olarak, diyaneti bu konuda daha duyarlı olmaya davet ediyoruz. Bizlere böyle bir zaferin gururunu yaşatan başta Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere bütün şehit ve gazilerimizi şükranla anıyoruz. Şehitlerimizin ruhları şad olsun. Sözlerimi onlara verilecek en güzel hediyeyi veciz bir şekilde dile getiren milli şairimizin şu iki dizesi ile noktalamak istiyorum; Ey şehit oğlu şehit, isteme benden makber; Sana aguşunu açmış duruyor peygamber” dedi.

YorumlarHiç Yorum Yapılmamış.     'İLK YORUMU SEN YAP'

Adınız Soyadınız:

E-Postanız:

Yorumunuz:

6 + 5 = ?

 
En Son Haberler
haber yazılımı: buki