Radyo TimeRadyo Time

“Tarihe sahip çıkmak, kimliğe sahip çıkmaktır”

Antalya'nın Fethi'nin 812. yılı kutlamaları, ‘Antalya’da Türk-İslam Medeniyetinin İzleri Fotoğraf Sergisi’ açılışı ve ‘Türkiye’de Şehir Tarihi Araştırmaları’ konulu konferans ile başladı. Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel, “Tarihimizi iyi bilmek ve ona sahip çıkmak kimliğimize de sahip çıktığımızı gösterir” dedi.
Bu haber 253 kere okunmuş.01 Mart 2019, Cuma - 16:47

T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı, Antalya Valiliği, Antalya Büyükşehir Belediyesi ve Akdeniz Üniversitesi işbirliği ile Antalya'nın fethinin 812. yılı kutlamaları Antalya Kültür Merkezi'nde (AKM) Vali Münir Karaloğlu, MHP Antalya Milletvekili Abdurrahman Başkan,  Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel, Cumhuriyet Başsavcısı Halil İnal, Milli Savunma Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erhan Afyoncu, Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Ünal,  Antalya Emniyet Müdürü Mehmet Murat Ulucan, Sahil Güvenlik Komutanı Albay Sezai Özkurt, Kültür ve Turizm İl Müdürü İbrahim Acar, Akdeniz Üniversitesi Rektör Yardımcısı Ahmet Ögke, ile çok sayıda vatandaşın katıldığı törenle başladı.

 Antalya'nın fethini bu yıl daha büyük bir heyecanla kutlayacak olmanın heyecanını yaşadıklarını ifade eden Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel, “5 gün boyunca 7’den 70’e tüm hemşehrilerimizi kucaklayacak farklı etkinliklerimiz fetih coşkusuna ayrı bir renk ve heyecan katacak. Bu yıl ikincisini düzenlediğimiz Uluslararası Antalya Kongresi fetih kutlama programımıza ayrı bir değer sunacak. Bir Milletin bireylerini ortak bilinçle birbirine bağlayan tarih, aynı zamanda o milletin kimliğidir. Bu yüzden tarihimizi iyi bilmek ve ona sahip çıkmak kimliğimize de sahip çıktığımızı gösterir. Kıymetli akademisyenlerimizin bildirileri ile bu yıl ikincisini düzenleyeceğimiz bu kongrede elde edilecek bilimsel veriler, Antalya’da kültür ve medeniyet unsurlarını güçlendirerek, bu unsurları gelecek nesillere aktarma hedefimize bizleri daha da yakınlaştıracaktır” diye konuştu. 

  “Geçmişimizi bilmeden, bugün üzerinde yaşadığımız bu toprakların kıymetini anlamamız da mümkün değildir” diyen Başkan Türel, “Antalya’yı Türk vatanı yapan 2. Kılıç Aslan’ın oğlu Giyaseddin Keyhüsrev’e ve torunu İzzeddin Keykavus’u bu anlamlı günde minnetle yad ediyoruz. Onlar sadece bir şehri fethetmediler aynı zamanda mekanla birlikte zamanı da fethettiler. İşte bu nedenle bizler fetihten bu yana büyük bir şuurla varlığımızı sürdürebiliyorsak bunu bize sağlayanlara karşı olan vefa borcumuzu da yine aynı şuurla ödemeliyiz. Bizler hiçbir zaman varlığımızı, kültürümüzü ve en önemlisi de bugünümüzü o ecdada, o asil insanlara borçlu olduğumuzu unutmadık, unutmayacağız” dedi. 

 Geçmişten yola çıkarak bugünün değerlendirilmesi ve geleceğe yön verilmesi noktasında bilimsel çalışmaların son derede önemli olduğuna vurgu yapan Başkan Türel, “Bu yıl “Antalya’da Türk-İslam Medeniyetinin İzleri” temasıyla düzenlenecek kongremiz de, Antalya'daki zengin Türk-İslam Medeniyetinin izlerini gün yüzüne çıkarmak, unutulan bu izleri yeniden gündeme getirerek tartışmak adına büyük önem taşımaktadır. Tarih boyunca pek çok medeniyete ev sahipliği yapan kadim şehrimiz Antalya, Selçuklularının fethi sonrasında bir Türk ve İslam yurdu haline gelmiştir. 812 yıldan bu yana da aynı şekilde varlığını sürdürmektedir. Güzel şehrimizin pek çok yerinde Selçuklu dönemine ait önemli eserler yer almaktadır. Bu nedenledir ki Antalya tarihini Selçukluları anlamadan, fetih dönemi olmadan idrak etmemiz mümkün değildir. Bugün ikincisi düzenlenen Uluslararası Antalya Kongresi de, Şehir ve Medeniyet, Şehir ve Ekonomi, Mimari ve Sanat, Şehir ve Tarih, gibi ana başlıklar ile şehrimizin sahip olduğu kadim medeniyetlere ait tarihi ve manevi zenginliğin bir kez daha hatırlanmasına vesile olacaktır. Kongre için seçilen konu ve başlıkları ve sunulacak bildiriler ile sahip olduğumuz kültür ve medeniyet unsurlarını daha yakından tanıma şansına kavuşacağız.  Kongreden çıkacak sonuçların şehrimizin kültür ve sanat tarihi adına önemli katkılar sağlayacağına inanıyorum” diye konuştu. 

 Kutlamalar kapsamında AKM Fuaye alanında “Selçuklu Sikkeleri Sergisi”, “Antalya’da Türk-İslam Medeniyetinin İzleri Fotoğraf Sergisi” ve Antalya Olgunlaşma Enstitüsü tarafından “Antalya Selçuklu Kitabeleri Taştaki Emanetler Sergi” açılışları yapıldı. Koleksiyoner Bahadır Kalaycıoğlu eşsiz sergiyi ve benzeri sadece 1 tane olan çift başlı kartallı kurşun sultan mührünü protokol üyelerine ve tarih Profesörü Erhan Afyoncu’ya tanıttı.

 Kutlama programı Milli Savunma Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erhan Afyoncu tarafından  ‘Türkiye’de Şehir Tarihi Araştırmaları’ konulu konferans ile devam etti.  AKM  Aspendos Salonu’nda düzenlenen konferansta konuşan Prof. Dr. Erhan Afyoncu, Türkiye’de 1980’li yılların ortasından itibaren Osmanlı arşivleri tasnifinin hızlandırılmasıyla şehir tarihi araştırmalarının arttığına dikkat çekerek, “Şehri tarihi araştırmalarında gördüğüm en büyük eksiklik parça parça araştırılma yapılıyor. Baştan sonra bir şehri alıp Türk egemenliğine geçtikten sonra Cumhuriyete kadar getiren aşamalar çok az. Parça parça çalışıldığı için birçok kentin tarihi tam olarak ortaya çıkmıyor. Bunları bir araya getirmeliyiz” diye konuştu. 

 Antalya'nın çok erken tarihlerde tarihi araştırılmaya başlanılan bir şehir olduğunu belirten Prof. Dr. Erhan Afyoncu, Antalya tarihi hakkında bilgi verdi, “Antalya önemli bir Selçuklu şehri. Antalya Müzesi’nin kurucu Süleyman Fikri Erten ilk 1919’da Antalya Livası Tarihi çıkarıyor. Ardından Milli Mücadele Antalya’yı yazıyor. Daha sonraki dönemlerde Ahmet Refik Antalya Kitabeleri üzerine araştırma yapıyor, bu tür çalışmalarla ilk araştırmalar başladı.  Anadolu en fazla Yörük yerleşimini olduğu bölgeler Akdeniz ve Ege’dir. Antalya, Alanya, Tarsus, Adana, Aydın, Muğla. Bu bölgelerde Türk nüfusu en yoğun olduğu bölgelerdir. Antalya'nın içinde bulunduğu Teke Sancağı 16. yüzyılda 100 binin üzerinde nüfusa sahip. Gayrimüslim ise bu bölgelerde % 1 -5 oranındaydı” diye konuştu. 

 Konferansta kendisini dinleyen gençlere de tavsiyede bulunan Prof. Dr. Afyoncu, “Gençlere tavsiyem, hayatta bulunan büyüklerinizden aile geçmişini öğrensinler. Dedelerinize ninelerinize sorular sorun nereden geldik, biz kimiz öğrenin. Çünkü aile büyüklerini kaybettikçe zaman içerisinde aile hafızası da köreliyor” diye konuştu. 

YorumlarHiç Yorum Yapılmamış.     'İLK YORUMU SEN YAP'

Adınız Soyadınız:

E-Postanız:

Yorumunuz:

10 + 6 = ?

 
En Son Haberler
haber yazılımı: buki