Radyo TimeRadyo Time

“Türkiye iyiliğin sesi olmuştur”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “5. Uluslararası İyilik Ödülleri” programında yaptığı konuşmada, “Türkiye, vicdansızlık ve çifte standardın karabasan gibi dünyanın üzerine çöktüğü bir dönemde merhametin, şefkatin, iyiliğin sesi olmuştur. Bakınız biz sadece ülkesindeki çatışmalardan kaçan 3,6 milyon Suriyeli kardeşimize kapımızı açmadık, aynı zamanda onları bağrımıza bastık. Sınırlarımıza gelen hiç kimsenin etnik kimliğini, dinini, kültürünü, meşrep ve mezhebini sorgulamadık” dedi.
Bu haber 155 kere okunmuş.14 Mart 2019, Perşembe - 12:54

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen Türkiye Diyanet Vakfı 5. Uluslararası İyilik Ödülleri Tevcih Töreni’ne katıldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, törende yaptığı konuşmada, İyilik Ödülleri vesilesiyle gönülleri buluşturan Diyanet Vakfı ve Diyanet Teşkilatı’nın yöneticilerine teşekkür ederek, ödüllerin tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını diledi.

“Günümüzde, iyilik ödülleriyle vücut bulan hassasiyetlere çok ihtiyacımız var”

Yaşanılan çağda karşılığı Hak’tan, Halık’tan ve Allah’tan bekleyerek yapılan çalışmaların altın değerinde olduğuna ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hemen her şeyin kıymetinin parayla ölçüldüğü, her şeye menfaat penceresinden bakıldığı bir dönemde bu ödüller çöldeki vaha gibidir. Günümüzde, iyilik ödülleriyle vücut bulan hassasiyetlere çok ihtiyacımız var. Zira marifet iltifata tabidir” dedi.

Dünyanın iyi insanların, hayır-hasenat sahiplerinin yüzü suyu hürmetine ayakta durduğuna vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şunu unutmayalım, dünün Firavunları vardı, Nemrutları vardı. Bugünün de Firavunları ve Nemrutları var. Hak-batıl mücadelesi dün olduğu gibi bugünde var. Bu mücadele ilanihaye devam edecek. Öyleyse bizim hak-batın mücadelesinde sabitkadem olmak suretiyle bu mücadeleyi sürdürmemiz lazım” şeklinde konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, dünyayı hırs, hınç ve haset değil iyiliğin değiştireceğine vurgu yaptı.

“Bölgemizde vuku bulan hadiseler, yüz milyonlarca Müslümanın gözündeki perdeyi de kaldırdı”

“Allah sana ihsan ettiği gibi, sen de (insanlara) iyilik et” ayetini ve “İnsanların hayırlısı, insanlara faydalı olandır” hadisini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İşte bunun için Derviş Yunus ‘yaratılanı severim, Yaratandan ötürü’ diyerek hepimize yürünecek asıl yolu gösteriyor. İşte bunun için ‘ne verirsen elinle, o gider seninle’ diyen gönül erleri, bize imkânımız, vaktimiz varken iyilikte bulunmayı tavsiye ediyor” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, son 7-8 senede bölgede vuku bulan hadiselerin, Müslümanların gözündeki perdeyi kaldırdığına işaret ederek, Suriye, Irak, Yemen, Libya ve Filistin’de yaşananların, Müslümanlar için iyiyi kötüden, zalimi mazlumdan, dostu düşmandan ayıran bir Furkan olduğunu söyledi.

“Özde demokratlarla sözde demokratlar, gerçek insan hakları savunucuları ile bunların sadece istismarını yapanlar bu süreçte ifşa oldu” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu süreçte bazı Müslüman devletlerle beraber Batılı ülkelerin, batılı kurum ve kuruluşların çok kötü bir imtihan verdiklerini kaydetti.

“Netanyahu, sen zalimsin”

Kimi Müslüman ülkeler ile Batılıların Suriye’de, varil bombaları, balistik füzeler ve kimyasal silahlarla katledilen bir halkın acısını duymadıklarını sözlerine ekleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Açlıktan bir deri bir kemik kalmış Yemenli sabilerin göğe yükselen feryatlarını işitmediler. İsrail askerlerinin kameralar önünde katlettiği Filistinli genç kızların, engellilerin, yaşlıların dramlarına en küçük bir hassasiyet göstermediler. İşte Netanyahu, Tayyip Erdoğan’ın ülkesinde gazeteciler cezaevindeymiş, budan dolayı çok rahatsız olmuş. Netanyahu sen zalimsin, zalim. Şu anda İsrail’de seçim var diye cezaevlerindeki binlerce çocuk, kadın, yaşlı bunları cezaevinde tutan sen değil misin? Onlara zulmeden sen değil misin? Eğer dünyada bir zalim aranacaksa ta kendisi sensin. Mukayesesi kabil olmayan birisisin. Utanmadan, sıkılmadan konuşuyorsun. Şu anda bizim mabetlerimize, Mescid-i Aksa’ya postallarla girenler senin askerin, polisin değil mi? Orada din adamlarımızı dövenler sizin askeriniz, polisiniz değil mi? Bunu neyle izah edeceksin? Bu içerdeki birkaç tane gazeteciye benzemez, bunun izahı da olmaz. Biz tahrik olmayacağız, çünkü biz bu oyunlarla tahrik olmayacak kadar evrensel bir dinin mensuplarıyız, bu oyuna gelmeyiz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Mısır’da da darbe mahkemelerinin verdiği kararla 9 gencin idam edildiğini anımsatarak, Avrupa Birliği ülkelerinin Mısır’da darbeci Sisi’nin davetine katılmalarını eleştirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AB ülkelerinin yöneticilerine seslenerek, “Samimi olsaydınız, gerçek demokrat olsaydınız böyle bir idam mekanizmasını çalıştıran ülkenin davetine icabet etmezdiniz. Beni, Sisi ile çok barıştırmak isteyenler var asla kabul etmiyorum, etmem de. Neden? Halkının yüzde 52 oyunu almış olan bir Mursi’yi ve arkadaşlarını cezaevine mahkûm eden bir anti demokratla karşı karşıya gelmem, onunla aynı masada oturmam” ifadelerini kullandı.

Gazeteci Cemal Kaşıkçı cinayeti

İstanbul’da Suudi Arabistan Başkonsolosluğu’nda öldürülen gazeteci Cemal Kaşıkçı cinayetine de değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu cinayete karşı sesini yükselten ülkelerin, Suudi Arabistan tarafından dışlandığını kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İstediğin kadar dışla ama biz hak neyse bugüne kadar onu söyledik ve bizden o katliamın belgelerini isteyenlere de biz belgelerini verdik. Gelin dedik, dinlettik. Amerika’sı, Japonya’sı, Fransız’ı, İngiliz’i, Suudi Arabistan’ın kendisi... Bunları anlattık 15 kişi iki uçakla buraya geliyor, İstanbul’a gelen bu 15 kişi başkonsoloslukta bu katliamı yapıyor” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kaşıkçı cinayetinin takipçisi olduklarını ve cinayeti işleyenlerin uluslararası mahkemelerde yargılanmasının da takipçisi olacaklarını vurguladı.

“Terör belası kapılarına dayanana kadar tehlikenin farkına varamadılar”

“Terör belası kapılarına dayanana kadar, bir kez olsun tehdit ve tehlikenin farkına varamadılar” sözleriyle Avrupa ülkelerinin mülteci sorununa bakış açısını değerlendiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ne Aylan bebeklerin sahile vuran minik bedenleri, ne Akdeniz’de kaybolup giden hayatlar, ne de terör örgütlerinin dağıttığı yuvalar, Batı vicdanının uyanması, harekete geçmesi için ne yazık ki yeterli olmadı. Çok daha vahimi terör gibi bir meselede dahi ‘iyi terörist-kötü terörist’ ayrımına gitmekten çekinmediler” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Batılı ülkelerin Suriyeli, Afganlı, Iraklı mültecilerden esirgedikleri şefkat ve merhameti, FETÖ’cü alçaklara, YPG’li katillere göstermekten hicap duymadıklarına dikkati çekerek, “Şayet bugün binlerce tır silah verilen YPG’li katiller Suriye’nin kuzeyinde bir terör koridoru oluşturma hevesine kapılıyorsa, bunun müsebbibi terör örgütlerine şaşı bakanlardır. 23 bin tır silah mühimmat, araç gereç nakledilmiştir. Bunları kendilerine hep söyledim ama devamlı kaçıyorlar” değerlendirmesinde bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şayet bugün dünyanın gözleri önünde gençler darağaçlarına gönderiliyorsa, bunun müsebbibi çıkarlarını ilkelerinin önüne koyanladır. Şayet bugün Filistin’de işgal alabildiğine devam ediyorsa, bunun sebebi mesele İsrail olunca hukuku rafa kaldıranlardır. Şayet bugün Arakan’da zulüm sürüyorsa, Afrika’da yoksulluk günden güne derinleşiyorsa, Libya ve Venezuela gibi petrol zengini ülkeler hâlen yoksullukla boğuşuyorsa, bunun sebebi açgözlü sömürgecilerdir” sözlerine yer verdi.

“Kardeşlerimizle soframızı paylaştık”

Türkiye’nin, vicdansızlık ve çifte standardın karabasan gibi dünyanın üzerine çöktüğü bir dönemde merhametin, şefkatin, iyiliğin sesi olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bakınız biz sadece ülkesindeki çatışmalardan kaçan 3,6 milyon Suriyeli kardeşimize kapımızı açmadık, aynı zamanda onları bağrımıza bastık. İmkânları bizden katbekat fazla ülkeler mültecileri toplama kamplarına mahkûm ederken, biz kardeşlerimizle soframızı paylaştık. Sınırlarımıza gelen hiç kimsenin etnik kimliğini, dinini, kültürünü, meşrep ve mezhebini sorgulamadık” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sığınmacılara 35 milyar doları aşan bir harcama yapıldığını, Avrupa Birliği’nin ise vereceğini söylediği 1 milyar 750 milyon doları dahi ödemediğini kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin Türkmenlere, Araplara, Kürtlere sahip çıktığını, Müslümanlara kapısını açtığı gibi Ezidilere, Hristiyanlara da kapısını açtığını dile getirerek; dünyanın en cömert ülkesi Türkiye’nin, Suriye ile beraber Kırgızistan’dan Afganistan’a, Somali’den Filistin’e, Sudan’dan Libya, Yemen, Bosna’ya kadar gönül coğrafyasının tamamına yardım elini uzattığını söyledi.

“Zalimler karşında eğilip bükülmeyeceğiz”

Türkiye’nin TİKA, AFAD, Kızılay, Diyanet Vakfı’nın yanı sıra sivil toplum kuruluşlarıyla dünyanın en zor, en sıkıntılı coğrafyalarında insani yardım faaliyeti yürüttüğünü işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin ecdatları gibi 4 kıta 7 iklimde iyilik sancağını göndere çektiğini sözlerine ekledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İçimizdeki kimi gafiller, kimi vicdansızlar anlamasa da biz inşallah imkânlarımızı mazlumlarla paylaşmayı sürdüreceğiz. Zalimler karşında eğilip bükülmeyecek, 3 günlük menfaat için zulme asla alkış tutmayacağız” diye konuştu.

Büyük mütefekkir, şair ve devlet adamı Yusuf Has Hacib’in, Kutadgu Bilig’de “Kötülere haşmet ve siyaset, iyilere ise daima hürmet lazımdır” tavsiyesinde bulunduğunu hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, verilen ödüllerin iyilere hürmetin ve saygının en güzel nişanesi olduğunu kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, iyilik ödüllerini alan kişi ve kurumlara şükranlarını sunarak, konuşmasını tamamladı.

 

Etiketler: Recep Tayyip Erdoğan  

YorumlarHiç Yorum Yapılmamış.     'İLK YORUMU SEN YAP'

Adınız Soyadınız:

E-Postanız:

Yorumunuz:

5 + 7 = ?

 
En Son Haberler
haber yazılımı: buki