Radyo TimeRadyo Time

Dinimizde ağaç dikmenin önemi

Bu makale 423 kere okunmuş.26 Aralık 2018, Çarşamba - 12:51

Dinimiz meyveli, meyvesiz ağaç dikmeye, ormanların korunmasına ve ormanlık alanların artırılmasına çok büyük önem vermiştir. Sevgili Peygamberimiz, bir yandan Allahü Teala’nın emir ve yasaklarını insanlara bildirirken ve bu uğurda mücadele ederken, bir yandan da insanların ağaç dikmelerini, ormanların korunmasını ve ormanlık alanlarının teşkilini tavsiye etmiştir. Bir hadis-i şerifte şöyle buyuruyor:

“Kıyamet koparken sizden birinin elinde hurma fidanı bulunur da bunu kıyamet kopmadan dikmeye gücü yeterse mutlaka onu diksin bırakmasın” İslam Ans:  1/50

Hz. Peygamberimizin bu hadisine istinaden Müslümanlar ağaca ve yeşilliğe çok büyük önem vermişlerdir. Onun içindir ki; yeşil renk İslam Medeniyetinin sembolü haline gelmiştir. Yeşil denince Müslümanlık akla gelir.

Ağaç dikmenin fazileti

Ağaç dikmenin fazileti hakkında Hz. Peygamberimizin hadis-i şeriflerinden bazıları şunlardır:

Hz. Enes (ra) anlatıyor; “Rasulallah (sav) şöyle buyurdular: “İslam camiasından bir Müslüman bir ağaç diker de onun mahsulünden bir insan veya bir hayvan yerse, muhakkak o yenilen şey, ağaç diken kimse için bir sadaka olur” Sahih-i Buhari. 13/6005.

Cabir (ra)’nın rivayet ettiği bir hadiste Hz. Peygamberimiz şöyle buyurdular; “Herhangi bir Müslüman bir ağaç dikerse ondan yenilen her şey kendisi için bir sadaka olduğu gibi çalınan da bir sadaka olur. Hatta ona birisi bir zarar verse o da kıyamete kadar (diken kişi için) sadaka olur” Tergib ve Terhib: 5/216.

Abdullah b. Amr b. As (ra) anlatıyor; “Rasulallah (sav) şöyle buyurdular: Bir Müslüman bir fidan diker ve ekin eker de ondan insan, kuş veya başka bir şey yerse, bu kendisi için bir sevap olur” Tergib ve Tehib: 5/217.

Bizler ağaç dikmeye, ormanlık alanlarının genişletilmesine ve ormanlıkların korunmasına önem veren Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed’in ümmeti olarak, yaşımız ilerlese de, evlatlarımız için, torunlarımız için, insanlık için meyveli de olsa, meyvesiz de olsa ağaç dikelim.

Ağaç dikmekte örnek olan ihtiyar

Halife Harun Reşit bir yerden geçerken saçı sakalı ağarmış çok ihtiyar bir adamın hurma fidanı diktiğini gördü, ona selam verdi; “Kolay gelsin, baba” dedi. İhtiyar başını ondan tarafa çevirdi; “Aleykümselâm evlat, sağ ol” dedi.  Halife, “Baba ne yapıyorsun” diye sordu. İhtiyar, “Hurma fidanı dikiyorum” dedi. Halife, “Hurma ağacı kaç senede meyve verir” dedi. İhtiyar, “10 senede 20 senede hatta 30 senede de veren var” dedi. Halife, “Baba yaşın bir hayli ilerlemiş. Bu diktiğin hurma fidanlarının meyvesini yiyebilecek misin” deyince ihtiyar; “Evlat bu fidanların meyvesini yemeye belki ömrüm yetişmez, ama bizden evvelkiler dikmiş biz yedik, biz de dikelim de bizden sonra gelenler yesin” dedi. İhtiyarın bu sözü halifenin hoşuna gitti, ona bir çıkın (kese) altın attı. İhtiyar altınları aldı ve şöyle dedi; “Evlat, Allahü Teâlâ’ya hamd ederim ki; diktiğim fidanlar hemen meyvesini verdi. İhtiyarın bu sözü halifenin çok hoşuna gitti, bir çıkın altın daha verdi. İhtiyar, “Evlat, her ağaç senede bir kere meyve verir, benim diktiğim ağaçlar senede iki defa meyve verdi” dedi. İhtiyarın bu sözü de halifenin hoşuna gitti, ona bir çıkın altın daha verdi. Yanındaki lalasına “Çabuk buradan gidelim, bu ihtiyar bizde para bırakmayacak” dedi ve oradan uzaklaştılar. İrşad: 2/485.

Meyvesiz ağaçların da zikrinden istifade edilir

Meyveli ve meyvesiz bütün ağaçlar, canlı ve cansız her şey, Allah’ı zikrederler. Onların zikrinden tüm yaratıklar özellikle kabirde yatanlar istifade ederler. Allahü Teâlâ, her şeyin Allah’ı zikrettiğini Kuran-ı Kerim’de şöyle bildiriyor:

“Yedi gök, dünya ve bunlarda bulunan her şey Allah’ı tespih eder. Allah’ı övgü ile tespih etmeyen hiçbir şey yoktur. Fakat siz onların tespihini anlamazsınız. O, halimdir ve bağışlayandır” İsra: 44.

“Göklerde ve yerde bulunanlarla, dizi dizi kanat çırpıp uçan kuşların Allah’ı zikrettiklerini görmez misin? Her biri kendi duasını ve tespihini bilmiştir. Allah onların yapmakta olduklarını (tespihlerini) çok iyi bilir” Nur: 41.

Mezarlıklarda bulunan ağaçlar, çalılar ve yeşillikler Allah’ı zikrettiği zaman, kabirlerde, kabir azabı gören Müslüman varsa kabir azabından kurtulur veya kabir azabı hafifler. Onun içindir ki; mezarlıklardaki ağaçlar, çalılar kesilmez otlar da yolunmaz.

İbnu Abbas (ra) anlatıyor: Rasulallah (sav) mezarlıktan geçerken kabir azabı gören iki kabre uğradı, onların yanında durdu ve şöyle buyurdu: “Bunlar azap ediliyorlar, büyük bir şeyden dolayı azap edilmiyorlar. Bunlardan biri sidikten sakınmaz idi. Diğeri de koğuculuk ederdi buyurdu. Sonra Rasulallah yaş bir hurma dalı istedi, biz hurma dalını getirdik, kendisine verdik. Hurma dalını ikiye böldü. Sonra her bir dalı o azap gören kabirlere dikti. “Ya Rasulallah! Bunu niçin yaptınız” diye sorduk, Rasulallah (sav) “Bu hurma dalı kurumayıp taze kaldığı müddetçe bu iki kabir sahibinden kabir azabının hafiflemesini ümit ederim buyurdu”  Sahih-i Buhari: 1/128. 3/1283. Hadis Ans: 15/305. Taç: 1/387. Tergib ve Terhib: 1/204. İbn Abidin: 3/509. İslam Akaidi: 4/87. Fetvalar (M. Emre) 1/332. Büyük İs. İlm.246.

Daha önceleri Alanya’da dini bayram günlerinde Müslümanlar mezarlıklara gider, yakınlarının kabrine mersin (murt) dalları dikerdi. Böylece hem Hz. Peygamberimizin sünnetini yerine getirirlerdi ve hem de o kişi kabir azabı görüyorsa onun kabir azabının hafiflemesine yardımcı olurlardı.

Meyvesinden ve zikrinden istifade etmek için, gelecek nesliniz için ağaç dikin.

Etiketler:   Etiket Eklenmemiş.

YorumlarHiç Yorum Yapılmamış.     'İLK YORUMU SEN YAP'

Adınız Soyadınız:

E-Postanız:

Yorumunuz:

2 + 8 = ?

 
En Son Haberler
haber yazılımı: buki