<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Alanya Televizyonu (ATV)</title>
    <link>https://www.alanyatelevizyonu.com.tr</link>
    <description>Alanya'nın yerel ve bağımsız tek TV kanalı!</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.alanyatelevizyonu.com.tr/rss/saglik" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2023. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sat, 30 May 2026 00:22:10 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.alanyatelevizyonu.com.tr/rss/saglik"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[İş Yorgunluğuna Ne İyi Gelir?]]></title>
      <link>https://www.alanyatelevizyonu.com.tr/is-yorgunluguna-ne-iyi-gelir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.alanyatelevizyonu.com.tr/is-yorgunluguna-ne-iyi-gelir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İş yorgunluğu, fiziksel ve zihinsel sağlığı etkileyen detaylar arasında bulunuyor. İş verimliliğini azalmasından kişisel yaşamın etkilenmesini de olumsuz etkileyebiliyor. Tüm bunlardan arınmak ve iş yaşam dengesini sağlamak bu noktada önemli bir konu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Günün büyük bölümü iş yerinde ve çalışmakla geçiyor. İş hayatının bu yoğun temposu <strong><a href="https://hopi.com.tr/hopishop/c/seyahat" rel="nofollow">seyahat</a> </strong>etmeye, sosyalleşmeye ve daha pek çok aktivitenin gerçekleştirilmesine engel olabiliyor. Bununla beraber gün geçtikçe artan sorumluluklar ve stres gibi çeşitli faktörlerini de beraberinde getiriyor. Bu da gün içinde ve sonunda yorgunluğa neden oluyor. İş yorgunluğu, fiziksel ve zihinsel sağlığı etkileyen detaylar arasında bulunuyor. İş verimliliğini azalmasından kişisel yaşamın etkilenmesini de olumsuz etkileyebiliyor. Tüm bunlardan arınmak ve iş yaşam dengesini sağlamak bu noktada önemli bir konu. Peki iş yorgunluğuna ne gelir, neler yapılmalıdır? İş yorgunluğu ile mücadele etmek mümkün olup hafifletmenin ve önüne geçmenin adımlarını sizler için araştırdık ve yazımızın devamında yer verdik. İş yorgunluğu ile mücadele etmenize yarayacak o öneriler:</p>

<p>Düzenli Aralıklarla Çalışın<br />
Çalışırken düzenli olarak ara verin. Çalışma süresinizi kısa molalara bölerek daha verimli ve dinç bir çalışma ortamı oluşturabilirsiniz. Böylece hem zihinsel hem de fiziksel enerjinizi yeniden kazanırsınız. Böylece gün sonunda oluşacak iş yorgunluğunuzun etkisini azaltabilirsiniz. Bunun yanında belirli aralıklarla mola vermek uzun süre sabit bir şekilde durmanızın da önüne geçerek oturmanın etkilerini azaltmanıza da yardımcı olur.</p>

<p>Gün İçinde Fiziksel Aktivitenizi Arttırın<br />
Düzenli olarak egzersiz yaparak iş yorgunluğunuzu hafifletebilirsiniz. Egzersiz yapmak stresin azalmasını desteklerken enerjinin yükselmesini de sağlıyor. Böylece yorgunluk hissinin azalmasını da etkileyerek iş yorgunluğunun önüne geçmenize yardımcı oluyor. Dolayısıyla siz de günde en az yarım saat egzersiz yaparak gün içindeki yorgunluğunuzun azalmasını destekleyebilirsiniz.</p>

<p>Beslenme Alışkanlığınızı Düzenleyin<br />
Sağlıklı ve dengeli beslenmek yorgunluğa iyi gelen faktörler arasında yer alıyor. Özellikle enerjinizi arttıracak besinler tüketerek iş yorgunluğunuzu hafifletebilir aynı zamanda gün içinde daha enerjik bir yapıya sahip olabilirsiniz. Meyve, sebze tüketimini arttırabilir, protein ve sağlıklı yağlar tüketerek enerjinizi yükseltebilirsiniz.</p>

<p>Stres Yönetimi Yapın<br />
İş yorgunluğunu hafifletebilmenin bir diğer yolu ise fazla stresten uzak durmak. Gün içinde yoğun strese maruz kalmak kişinin kendini daha yorgun ve bitkin hissetmesine neden olabilir. Mental yorgunluğu beraberinde getiren stres kişinin fiziksel anlamla da yorgun hissetmesine neden olabiliyor. Dolayısıyla stresin doğru bir şekilde yönetilmesi ve oluşacak yorgunluğun hafiflemesini sağlıyor. Bunun için meditasyon ve nefes egzersizi ve yoga yaparak stresinizi kontrol altına alabilirsiniz. Stres yönetimi yapmak iş yorgunluğunu kontrol altında tutmanın da en etkili yoları arasında yer alıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ilık Bir Duş İle Günün Yorgunluğunu Atın<br />
Evinizde iş yorgunluğunu atmak için ılık bir duşa girebilirsiniz. Gün boyunca kasılan kaslarınızın gevşemesini sağlayacak ılık duş vücut yorgunluğunuzun akıp gitmesini sağlıyor. Acele etmeden sıcak suyun tadını çıkararak yapacağınız duş ile iş yorgunluğunuzu anında unutabilirsiniz.</p>

<p>Bitki Çayı Tüketin<br />
Bitki çaylarının vücudu rahatlatmada büyük bir etkisi var. Dolayısıyla yorgunluk konusunda da başvurabileceğiniz yollardan bir tanesi. Yoğun, gergin ve stresli bir iş gününün ardından bitki çayı tüketerek kendinizi tazelenmiş hissedebilirsiniz. Özellikle de ılık bir duşun ardından içeceğiniz bitki çayları ile rahatlama ritüelinizi tamamlayabilirsiniz.</p>

<p>Arkadaşlarınızla Vakit Geçirin<br />
Yoğun bir iş gününün ardından arkadaşlarınızla vakit geçirerek beyin yorgunluğundan kurtulabilirsiniz.&nbsp;&nbsp;Mesai sonrası zamanınızı sosyalleşerek geçirebilir ve kafanızı bu şekilde dağıtabilirsiniz. Dilerseniz film izleyebilir, konsere gidebilir günün stresini atacak daha pek çok aktivite yapabilmeniz mümkün.</p>

<p>Çalışma Saatleri Dışında Hobiniz Olsun<br />
Çalışma saatleri dışında ilgilenebileceğiniz bir hobinizin olması işin yorgunluğunu atabilmenizde size yardımcı oluyor. Bir enstrümanla uğraşmak, resim yapmak, örgü örmek gibi daha pek çok aktivite günün yorgunluğunu atmanıza yardımcı olurken zihninizin boşalmasını da sağlıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.alanyatelevizyonu.com.tr/is-yorgunluguna-ne-iyi-gelir</guid>
      <pubDate>Fri, 01 Dec 2023 16:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://alanyatelevizyonucomtr.teimg.com/crop/1280x720/alanyatelevizyonu-com-tr/uploads/2023/12/2.jpg" type="image/jpeg" length="44172"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[8 saatten fazla masa başında kalanlara omurga sağlığı uyarısı]]></title>
      <link>https://www.alanyatelevizyonu.com.tr/8-saatten-fazla-masa-basinda-kalanlara-omurga-sagligi-uyarisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.alanyatelevizyonu.com.tr/8-saatten-fazla-masa-basinda-kalanlara-omurga-sagligi-uyarisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Beyin Sinir ve Omurga Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Mahmut Akyüz, teknolojinin gelişiminin hareketsiz bir iş yaşantısını beraberinde getirdiğini belirterek, "Özellikle günün 8 saatini masa başında geçiren ofis çalışanlarında hareketsizliğe bağlı boyun, sırt ve bel ağrıları ortaya çıkıyor, bu grup sık sık kısa molalar vermeli ve masa başı egzersizler yapmalıdır" dedi. Memorial Antalya Hastanesi Beyin Sinir ve Omurga Cerrahisi Bölümünden Prof. Dr. Mahmut Akyüz, omurga yıpranmasına bağlı oluşan kireçlenme ve tedavisi hakkında bilgi verdi. Yaşın ilerlemesi ile beraber, omurgayı ve boynu oluşturan yapılarda yavaş yavaş aşınma ve yıpranma başladığını dile getiren Akyüz, "Kas, kemik, iskelet, eklemler ile vücudu ayakta tutan omurga sistemini; gün boyunca masa başında geçirilen saatler, aşırı kilo, yorgunluk, hareketsiz yaşam ve stres olumsuz etkiliyor. 50 yaşından sonra kemik erimesi ve dejeneratif omurga hastalıkları daha da belirginleşiyor ve kimi zaman cerrahi tedavi gerektirebiliyor. Bunun tespiti kolaylıkla ayrıntılı muayene ve gereğinde ileri tetkiklerle yapılabiliyor" diye konuştu. Hareketsiz yaşam omurga sağlığına zarar veriyor Omurganın aşınması ve yıpranmasının uzun bir süre içinde geliştiğini işaret eden Akyüz, "Dejenerasyon süreci sıklıkla omurlar arası disklerin bulunduğu bölgede başlar. Şiddetli zorlanma ve ileri yaş, vertebral kısımlardaki aşınma ve yıpranmanın ana nedenlerindendir. Teknolojinin gelişimi hareketsiz bir iş yaşantısını beraberinde getirmektedir. Özellikle günün 8 saatini masa başında geçiren ofis çalışanlarında hareketsizliğe bağlı boyun, sırt ve bel ağrıları ortaya çıkmaktadır. Bu durum uzun süre devam ederse, hareketsizliğe bağlı kaslarda, eklemlerde ve omurgada kireçlenmeler başlar. Oluşan bu kireçlenme daha sonra kalıcı omurilik ve sinir hasarlarına kadar gidebilir. Bu aşamada araya giren hamilelik veya aşırı kilolar da bu süreci hızlandırır" dedi. Akyüz, kalıcı sırt ağrısı, denge veya yürüme sorunları, idrar yapma veya dışkılama sorunları, şiddetli sırt ağrısı, kollarda veya bacaklarda zayıflık, uyuşukluk veya karıncalanma, altı aydan uzun süren aralıklı gelen, bacaklara veya kollara vuran geçmeyen ağrılara dikkat edilmesi uyarısında bulundu. "Mikrocerrahi ile sonuç daha başarılı" Omurgada kireçlenme, omurilik ve sinir sıkışıklığı teşhisi konan hastalarda öncelikle risk faktörleri ortadan kaldırılması gerektiğini belirten Mahmut Akyüz, "Daha sonrasında sırasıyla ilaç, istirahat ve fizik tedavi seçenekleri değerlendirilir. Bu seçenekler yanıt vermezse mikro cerrahi yöntemi ile yapılan sinir ve omuriliği rahatlatıcı operasyonlar ile başarılı ve hayat kalitesini artıcı sonuçlar elde edilebilir. Ancak son çare olarak cerrahi tedaviye gitmek veya son aşamaya gelinceye kadar beklemek doğru değildir, çünkü bu durum mikrocerrahinin etkinliğini düşürebilir" ifadelerine yer verdi. "Öneriler" Akyüz, omurga sağlığını korumak için dikkat edilmesi gerekenleri ise şöyle sıraladı: "Hem bedensel hem de zihinsel olarak kendinize dinlenecek zaman ayırın. Dengeli ve doğal beslenmeye özen göstererek ideal kilonuzu koruyun. Mümkün olduğunca bedenen ve zihnen hareketli olun. Sigara kullanmayın. Masa başında çalışıyorsanız, sık sık kısa molalar verin ve masa başı egzersizleri yapın. Haftada üç gün yaklaşık 1 saat yürüyüş yapın ya da yüzme gibi düşük aktiviteli sporları tercih edin. Bu tür aktivitelere istikrarlı olarak devam etmenizin önemli olduğunu unutmayın. Kısa mesafelerde asansör ve araba kullanmayın."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.alanyatelevizyonu.com.tr/8-saatten-fazla-masa-basinda-kalanlara-omurga-sagligi-uyarisi</guid>
      <pubDate>Mon, 06 Nov 2023 13:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://alanyatelevizyonucomtr.teimg.com/crop/1280x720/alanyatelevizyonu-com-tr/wp/uploads/2023/11/122.jpg" type="image/jpeg" length="25786"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türk hematolojisi (kan bilimi) kan kaybediyor]]></title>
      <link>https://www.alanyatelevizyonu.com.tr/turk-hematolojisi-kan-bilimi-kan-kaybediyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.alanyatelevizyonu.com.tr/turk-hematolojisi-kan-bilimi-kan-kaybediyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Türk Hematoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Muhlis Cem Ar, Türk hematolojisinin(kan bilimi) hızla kan kaybettiğini belirterek, 2018 yılından beri hematolog sayısında bir düşüş var, en son Yan Dal Uzmanlık Sınavı'na erişkin hematoloji açısından 120 kadronun ancak 25’ine başvuru oldu. Pediatrik hematolojide de 80 kadrodan 5 başvuru oldu. Dernek verilerimize Türkiye'de 700 civarında hematolog var, bu rakam mevcut haliyle korunsa bile iyi ama önümüzdeki 10 yılda ilgi azlığı devam ederse sayı ciddi şekilde düşecek" dedi.
Türk Hematoloji Derneği tarafından düzenlenen 49. Ulusal Hematoloji Kongresi, Antalya’nın Belek Turizm Merkezi’ndeki bir otelde gerçekleştirildi.
Kongre çerçevesinde düzenlenen basın toplantısında konuşan Türk Hematoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Muhlis Cem Ar, kongre bünyesinde bu sene 10’u sözlü sunu, 5’i tartışmalı poster oturumu olmak üzere toplam 41 bilimsel oturum, 16 uydu sempozyumunun bulunduğunu kaydetti.
Ar, kongrenin uluslararası gününde Türk Hematoloji Derneği (THD) ile Avrupa Hematoloji Birliği (European Hematology Association - EHA) ile ortak olarak HOPE MENA (EHA Highlights) toplantısı gerçekleştirildiğini bildirdi.
Kongrenin en önemli oturumlarında “100. Yıl Prof. Dr. Yücel Tangün Oturumu”nda, kısa süre önce kaybedilen derneğin eski başkanlarından Prof. Dr. Yücel Tangün’ün anıldığını, daha sonra Türkiye’de hematolojinin geçmişi, mevcut durumdaki sorunları ve geleceğinin masaya yatırılarak tartışıldığını dile getiren Ar, “Türkiye’de hematoloji alanında sadece hekimlerin ve araştırmacıların eğitimine değil aynı zamanda halkın, sağlık hizmeti verenlerin ve ilaç endüstrisi çalışanlarının da doğru bilgiye ve farkındalığa ulaşmasını hedefleyen THD bu bağlamda kongrenin 2. günü ilaç endüstrisi çalışanları için bir eğitim programı düzenlemiştir. Katılımın yüksek olduğu kurs büyük beğeni topladı” diye konuştu.
2018 yılından beri hematolog sayısında bir düşüşün olduğunu dile getiren Ar, “Daha az sayıda iç hastalıkları uzmanı, çocuk sağlığı ve hastalıkları uzmanı hematoloji yan dalına ilgi gösteriyor. Sayılar giderek azalıyor. En son Yan Dal Uzmanlık Sınavı sonrası erişkin hematoloji açısından 120 kadrodan ancak 25’ine başvuru oldu. Pediatrik hematolojide de 80 kadrodan 5 başvuru oldu. Bu önemli bir sorun. Giderek az sayıda çocuk hastalıkları uzmanı ve iç hastalıkları uzmanı hematolog olacak. Önümüzdeki 10 yılda bu hastalıklarla uğraşan hekim sayısında belirgin bir azalma olmasını bekliyoruz. Bunun bir şekilde önüne geçilmesi gerekir” diye konuştu.
Türk Hematoloji Derneği ve Hematoloji Tıpta Uzmanlık Yeterlilik Kurulu’nca yapılan anket sonuçlarından bilgiler paylaşan Ar, “Ankette bu eğilimin iç hastalıkları, daha çok erişkin hekimlerle yapılmış bir anket ama aynısı Türk Pediatrik Hematoloji Derneği de düzenledi. Onların sonuçları da benzer yönde, görüyoruz ki hematolog olmak istemiyorlar. Bunun başında da en önemli faktör iş yükünün fazla olması geliyor. Zor hastalarla uğraşılıyor. Çalışılan ortamın hastaları izlemek için yeterli olmaması ve hekimlerin kendilerini yalnız hissetmeleri. Bu kadar yoğun çalışmaya o ücretin tam karşılık gelmediğini düşünüyorlar anket sonuçlarına göre. Bizim için en önemli olan genç arkadaşları bir şekliyle bu alana yönlendirebilmektir. Çünkü çok önemli bir alan ve bilimsel araştırmalar hem de bu hastaların standart tedavilere erişmesi açısından önemli. Sayı azalırsa ülkede bu açıdan ciddi bir sorun olacak" ifadelerine yer verdi.
Dernek verilerine göre, Türkiye 700 civarında hematolog olduğunu kaydeden Ar," Bu rakam mevcut haliyle korunsa bile iyi ama önümüzdeki 10 yılda ilgi azlığı devam ederse sayı ciddi şekilde düşecek" dedi.
Hematoloji Tıpta Uzmanlık Yeterlik Kurulu (HEMTUYEK) hakkında bilgiler veren Ar, "Türkiye’de eğitim araştırma hastaneleri ve üniversitelerde toplam 52 tane eğitim merkezi bulunmaktadır. Bu merkezlerde verilen eğitim, eğitici kadroları ve merkezin tanı/tedavi olanakları temelinde farklılıklar gösterebilmektedir. Söz konusu farklılıkları en aza indirmek ve ulusal düzeyde hematoloji eğitimini uluslararası standartlara yükseltebilmek açısından merkezlerde verilen eğitimin akreditasyonu büyük önem taşımaktadır. Türk Hematoloji Derneği bu bağlamda 2022 yılında verdiği finansal destek ile Hematoloji Tıpta Uzmanlık Yeterlik Kurulu’nun (HEMTUYEK) oluşması sağlamıştır. Çalışmalarına hızla başlayan HEMTUYEK 2 yıl gibi kısa bir süre içinde Prof. Dr. Muzaffer Demir başkanlığında 29’un üzerinde hematolog, eğitimci ve uzmanlık öğrencisinin katılımı ile Türkiye’de Hematoloji eğitimine dair kurumsal ve bireysel standartları tanımlamış ve bu standartlara ait ölçme, değerlendirme yöntemlerini belirlemiştir. Söz konusu standartların uluslararası standartlar, ön planda Avrupa Hematoloji Müfredatı ile uyumlu olması sağlanmıştır. 2023 yılı içinde sırasıyla Gazi Üniversitesi, Trakya Üniversitesi, Hacettepe Üniversitesi ve Ankara Üniversitesi Tıp Fakülteleri ziyaret edilerek akredite edilmiştir. Yine bu yıl içinde bireysel yeterlik ölçmek amacıyla sözlü ve yazılı aşamalardan oluşan HEMTUYEK Ulusal Hematoloji Yeterlik Sınavı yapılmış ve 7 hematoloji uzmanı bireysel yeterlik almıştır. Ayrıca, 2019 yılından bu yana Avrupa Hematoloji Yeterlik Sınavı Türk Hematoloji Derneği tarafından Avrupa ile eş zamanlı olarak Türkiye’de yapılmaktadır" ifadelerine yer verdi.</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.alanyatelevizyonu.com.tr/turk-hematolojisi-kan-bilimi-kan-kaybediyor</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Nov 2023 17:00:15 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://alanyatelevizyonucomtr.teimg.com/crop/1280x720/alanyatelevizyonu-com-tr/wp/uploads/2023/11/111-1.jpg" type="image/jpeg" length="15629"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzmanından, 'Sıvı diz protezi diye bir şey yoktur' açıklaması]]></title>
      <link>https://www.alanyatelevizyonu.com.tr/uzmanindan-sivi-diz-protezi-diye-bir-sey-yoktur-aciklamasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.alanyatelevizyonu.com.tr/uzmanindan-sivi-diz-protezi-diye-bir-sey-yoktur-aciklamasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Türk Ortopedi ve Travmatoloji Birliği Derneği (TOTBİD) Başkanı Prof. Dr. Cem Nuri Aktekin, son günlerde halk arasında ‘sıvı diz protezi’ diye bir tabirin hızla yayıldığını dile getirerek, "Böyle bir tabir asla doğru değildir. Yanlış olarak bu şekilde ifade edilen işlem, aslında diz eklemi içine uygulanan bir enjeksiyon işlemidir. Sıvı diz protezi diye bir şey söz konusu değildir. Diz protezi ise diz ekleminin ileri derecede kireçlenme durumlarında kalıcı olarak dize uygulanan metal iki implant ve arasında sürtünmeyi azaltmak için kullanılan polietilen denilen yine sert bir implant uygulama işlemidir" dedi.
Türk Ortopedi ve Travmatoloji Birliği Derneği (TOTBİD) tarafından düzenlenen 32. Ulusal Türk Ortopedi ve Travmatoloji Kongresi, Belek Kongre Merkezi’ndeki bir otelde gerçekleştiriliyor.
Kongre çerçevesinde düzenlenen basın toplantısında konuşan 32. Ulusal Türk Ortopedi ve Travmatoloji Kongresi Başkanı Prof. Dr. Öner Şavk, Türkiye'nin en yüksek katılımlı tıp organizasyonlarından biri olan kongreyi 2 bini aşkın katılımcının takip ettiğini bildirdi.
Kongre sırasında 6. Fizyoterapi Ortopedi-Travmatoloji Ortak Sempozyumu’nun da düzenlendiğini dile getiren Şavk, “9 salonda gerçekleşen bilimsel programımız 148 oturumdan oluşuyor. 145 panel, 3 konferans ve 2 kurs yanında, 226’sı sözel ve 226’sı poster olmak üzere çok sayıda serbest bildiriye de yer veriliyor. Her zaman olduğu gibi bu yıl da kongremizde ortopedi ve travmatoloji alanındaki en son gelişmeleri, bilimsel ve teknolojik yenilikleri paylaşıyor ve böylelikle hastalarımıza hak ettikleri en üst düzey sağlık hizmetini sunmayı amaçlıyoruz” diye konuştu.

Ana tema deprem
6 Şubat 2023’ye Kahramanmaraş merkezli 2 büyük depremlerin ve diğer afetlerin yönetiminin ne kadar önemli olduğunu, ortopedistlerin ne kadar kritik bir görev üstlendiğini hatırlattığını dile getiren Şavk, “O nedenle bu yılki kongremizde ana temamızı 'Deprem ve Afet Yönetimi' olarak belirledik. Hayati öneme sahip bu konuyu 3 oturumda irdeledik. Böylece gelecekte olabilecek felaketlere karşı daha hazırlıklı olmayı amaçlıyoruz. Bu yıl 32.’sini gerçekleştirdiğimiz Ortopedi ve Travmatoloji Kongremiz bizim için her zamankinden de önemli, her zamankinden de değerli. Biz bugün burada hem bir kongre gerçekleştirecek hem de en büyük ulusal bayramımızı Cumhuriyetimizin 100. kuruluş yılında coşku ile bir kez daha kutluyoruz” dedi.
Şavk, yaşam boyunca sürekli yıkım ve yeniden yapım sürecine sahip olan kemiklerde belirli bir yaştan sonra dengenin yıkım lehine bozulması ve kemiğin mineral yoğunluğunun azalması ile kırılganlığın arttığını belirtti.

Görülme sıklığı
Osteoporoz olarak tanımlanan bu durumun halk arasında yaygın olarak kemik erimesi olarak bilindiğini işaret eden Şavk, “50 yaş üzeri her 3 kadından ve her 5 erkekten birinde ortaya çıkan kemik erimesi yaygın kemik ağrısı yanında kırıkların da en önemli nedenidir. Toplumda görülme sıklığı bilinen pek çok hastalıktan çok daha fazla olan kemik erimesi ciddi bir halk sağlığı sorunu olarak karşımıza çıkmaktadır. Kemik erimesi tüm kemiklerde olabilmekle beraber en sıklıkla omurlarda, kalçada, el bileklerinde ve omuzlarda kırıklara yol açarak sorun oluşturur. Genellikle yaşlı hastalığı olarak bilinse de genetik hastalıklar, bazı kan hastalıkları, alkol kullanımı ve hareketsiz yaşam tarzı gibi nedenlere bağlı olarak daha erken yaşlarda da görülebilir. Sinsi olarak seyreden hastalık ileri yaşlarda sırt ve bel ağrısı, kamburluk, boy kısalması, küçük travmalar ile oluşan kırıklar ile kendini gösterir. Bu bulguların tedavisi kolay ve her zaman yüz güldürücü değildir. Bu neden ile kemik erimesi olabileceği düşünülen kişilerin kırıklar oluşmadan değerlendirilmesi önemlidir” diye konuştu.

"Kemik kırılması yaşayan hastaların üçte biri kısa sürede kaybediliyor"
Bu rahatsızlığa yakalanan kişilerin tedavi edilmelerini çok önemli olduğunun altını çizen Şavk, “Büyük çoğunluğu ileri yaş grubunda bu kadar kalçası beli, omzu, kırılmış hastayı yatırmak, maiyeti karşılamak tedavi edilecek eğitimli hekimleri bulmak çok zor. Kemik erimesi rahatsızlığı önceden tespit etmek kurtarabildiğimiz kadarını önleyici tedbirlerle yapmak zorundayız. Kemik erimesi ileri yaş hastalarda olduğu için bunların yanına ilave hastalıklarında eklenmesiyle, bu hastalarda ölüm oranı fazla oluyor. Kemik kırılması olduktan sonra ileri yaş hastalar için 3’te birini kısa süre içinde kaybedilebiliyor. Geri kalan 3’te biri bir yıllık süre içinde araya giren başka hastalıklarla kaybedilebiliyor. Kalan biri eski performanslarına dönememektedir. Ciddi bir sorun olarak karşımıza çıkar. Bu grubu 65-70 yaş olarak değerlendirebiliriz” dedi.

"Yaşam süreci var"
Şavk, insan ömrünün uzamasına bağlı her organın belirli bir yaşam süreci olduğuna değinerek, “Bu süreç içinde mutlaka eskiyecektir, aşınacaktır. Bunları kolaylaştıran fazla ağırlık, kırılmalar, bazı metabolik rahatsızlıklar eklemlerin daha fazla bozulmasın sebep olur. İleri yaşlarda kemik erimesi, ikincisi kireçlenme rahatsızlığıdır. Kireçlenme yük binen eklemlerde daha fazla olur” ifadelerine yer verdi.

"Deprem masaya yatırıldı"
TOTBİD Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Cem Nuri Aktekin, Türk Ortopedi ve Travmatoloji Birliği Derneği’nin (TOTBİD) Antalya’da düzenlenen 32. Ulusal Kongresi’nde deprem ve afet yönetimi konusunun ele alındığını ve ortopedi ile travmatoloji doktorlarının olası bir deprem durumunda izlemesi gereken yola ilişkin konuların istişare edildiğini aktardı.
Aktekin, kongrede ana tema olarak ‘deprem ve afet yönetimi’ konusunu seçtiğini yapılan oturumların öncesinde, ortopedi ve travmatoloji doktorları tekrar yaşanma olasılığı yüksek olan deprem felaketleri durumunda acil müdahale için neler yapabileceklerini masaya yatırdıklarını ifade etti.

"Çok az ampütasyon yaptık"
Cem Nuri Aktekin, deprem bölgesinde aktif görev aldıklarına değinerek, “O bölgede ezilme, yüksekten atlama sonucu oluşan yaralanmaların ortopedi ve travmatolojiyi yakından ilgilendiriyor. Ezilme tedavileri çok uzun sürüyor. Bu kadar büyük bir deprem için çok az ampütasyon yaptık. Hava olarak soğuk bir dönem oldu, hastaları daha hızlı kaybettik. Ampütasyon yapacak kadar gelen hastamız az oldu. Ampütasyon sonrası protez en önemli aşamadır. Sağlık Bakanlığı protezi karşılıyor. Çoğu hastamız protez kullanabilecek aşamaya geldi ama tedavisine devam edilenlerde var” dedi.

“Sıvı diz protezi”
Son günlerde halk arasında ‘sıvı diz protezi’ diye bir tabirin hızla yayıldığını gördüklerini dile getiren Aktekin, “Böyle bir tabir asla doğru değildir. Yanlış olarak bu şekilde ifade edilen işlem, aslında diz eklemi içine uygulanan bir enjeksiyon işlemidir. Sıvı diz protezi diye bir şey söz konusu değildir. Diz protezinin ise diz ekleminin ileri derecede kireçlenme durumlarında kalıcı olarak dize uygulanan metal iki implant ve arasında sürtünmeyi azaltmak için kullanılan polietilen denilen yine sert bir implant uygulama işlemidir” açıklamasını yaptı.

"Rehabilitasyonu devam eden hastalar var"
Hataylı bir hekim olan TOTBİD Genel Sekreteri Prof. Dr. Ali Öçgüder, 6 Şubat depreminde hayatını kaybeden herkese Allah’tan rahmet yakınlarına başsağlığı diledi.
Bu 11 ildeki depremde bütün hekimlerin ellerinden geldiğince yaralıları tedavi etmeye çalıştığını anlayan Öçgüder, “Başka illerden müracaat eden 153 gönüllü meslektaşımız ilk 4 gün içinde bölgeye ulaştı. 20 kişilik bir ekibimiz var. Afet Koordinasyon Kurulu kurarak herhangi bir afet sonrasında ne yapabiliriz diye önemli çalışmalarımız oldu. Mart ayında meslektaşlarımızı ziyaret ettik. 8 adet konteyneri bölgeye ulaştırdık. Sorumluklarımızın farkındayız. Olacak olan afetler için de çeşitli 20 kişilik ekipler kurarak bunları yıl içinde iki kez kaynaştırarak eğitimler vermeye devam edeceğiz. Hala yara iyileşmesi rehabilitasyonu devam eden birçok hasta var. Ücretsiz olarak devletimizi onların ihtiyaçlarını karşılayabiliyor. Biz de dernek olarak gönüllülerle mağdur olan vatandaşlarımızı bir araya getirmeye çalıştık” dedi.

"Meslek olarak yapanlar sakatlanmayı göze alır"
Öçgüder, profesyonel veya meslek olarak spor yapanların sakatlanmayı göze altığını belirterek, “Basketbol ve futbolda menisküs, diz bağı yaralanmalarını görüyoruz. Sağlıklı yaşam için tempolu yürüyüş yapılmalı. Futbol, basketbol sporu hangi yaşta yaparsanız yapın sakatlanma oranı ve riski her zaman söz konusudur” ifadelerine yer verdi.
Ali Turgut, yapay zekanın ortopedi ve travmatoloji de tanı aşamasında olduğunu belirterek, insan becerisinin önüne geçemediğini kaydetti.

<img src="https://alanyatelevizyonucomtr.teimg.com/alanyatelevizyonu-com-tr/wp/uploads/2023/11/AW068594_01.jpg" alt="" width="998" height="665" class="alignnone size-full wp-image-52006" />

<img src="https://alanyatelevizyonucomtr.teimg.com/alanyatelevizyonu-com-tr/wp/uploads/2023/11/AW068594_02.jpg" alt="" width="998" height="665" class="alignnone size-full wp-image-52007" />

<img src="https://alanyatelevizyonucomtr.teimg.com/alanyatelevizyonu-com-tr/wp/uploads/2023/11/AW068594_03-1.jpg" alt="" width="999" height="666" class="alignnone size-full wp-image-52008" />

<img src="https://alanyatelevizyonucomtr.teimg.com/alanyatelevizyonu-com-tr/wp/uploads/2023/11/AW068594_04.jpg" alt="" width="999" height="666" class="alignnone size-full wp-image-52009" />

<img src="https://alanyatelevizyonucomtr.teimg.com/alanyatelevizyonu-com-tr/wp/uploads/2023/11/AW068594_06.jpg" alt="" width="999" height="666" class="alignnone size-full wp-image-52010" />

<img src="https://alanyatelevizyonucomtr.teimg.com/alanyatelevizyonu-com-tr/wp/uploads/2023/11/AW068594_07.jpg" alt="" width="999" height="666" class="alignnone size-full wp-image-52011" />

<img src="https://alanyatelevizyonucomtr.teimg.com/alanyatelevizyonu-com-tr/wp/uploads/2023/11/AW068594_08.jpg" alt="" width="998" height="665" class="alignnone size-full wp-image-52012" />

<img src="https://alanyatelevizyonucomtr.teimg.com/alanyatelevizyonu-com-tr/wp/uploads/2023/11/AW068594_09.jpg" alt="" width="998" height="665" class="alignnone size-full wp-image-52013" /></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.alanyatelevizyonu.com.tr/uzmanindan-sivi-diz-protezi-diye-bir-sey-yoktur-aciklamasi</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Nov 2023 15:58:20 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://alanyatelevizyonucomtr.teimg.com/crop/1280x720/alanyatelevizyonu-com-tr/wp/uploads/2023/11/AW068594_03.jpg" type="image/jpeg" length="79574"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzmanından sahte botoks uyarısı: Zehirlenme vakaları arttı, yoğun bakıma ihtiyaç duyabiliyorlar]]></title>
      <link>https://www.alanyatelevizyonu.com.tr/uzmanindan-sahte-botoks-uyarisi-zehirlenme-vakalari-artti-yogun-bakima-ihtiyac-duyabiliyorlar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.alanyatelevizyonu.com.tr/uzmanindan-sahte-botoks-uyarisi-zehirlenme-vakalari-artti-yogun-bakima-ihtiyac-duyabiliyorlar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Hastanelere botoks zehirlenmesiyle başvuran hasta sayısındaki artışa dikkat çeken Dermatoloji Uzmanı Dr. Erkan Davarcı, “Bazı vatandaşlarda yoğun bakıma yatma ihtiyacı oluyor. Tedavide orijinal ürünleri hekimler tedarik ediyor. Ancak hekim çalıştırmayan kurumlar botoks için ürün tedarik edemez. Ruhsatsız merkezlerde ‘Bir botoksa bir dolgu’ gibi kampanyalar yapılarak hastalara çok düşük fiyatlar söyleniyor, orijinal ürünlerin o fiyatlara alınması mümkün değil” dedi.
Medikal Park Antalya Hastane Kompleksi Dermatoloji Uzmanı Dr. Erkan Davarcı, son yıllarda hastanelere botoks zehirlenmesiyle başvuran hasta sayısındaki artışa dikkat çekti. Hastaneye başvuran vakaların botoks işlemini merdiven altı tabir edilen işletmelerde ya da güzellik merkezlerinde yaptırdığına dikkat çeken Uzm. Dr. Davarcı, işlemin kliniklerde uzman doktorlar tarafından yapılmasını gerektiği uyarısında bulundu.

Olumsuz olaylar artmaya başladı
Türkiye’de kullanılan kozmetik ürünlerin sayısında yaşanan artışa atıfta bulunan Medikal Park Antalya Hastane Kompleksi Uzm. Dr. Erkan Davarcı, “Türkiye’de orijinal birkaç ürün var, bunların dışında kalanlar orijinal değil. Bunların kullanımında çift görme, nefes almada ve yutkunmada zorluk gibi tıbbi komplikasyonlar oluşurken bazı vatandaşlarda yoğun bakıma yatma ihtiyacı oluyor. Kozmetik iyilik hali oluşsun derken, oluşanlara bağlı kötü durumlarda meydana geliyor. Kaşları düşüyor, yüzünde asimetrikler oluşuyor. Güzellik merkezleri bu orijinal ürünleri temin edemiyor, kaçak ürünler elde ediliyor. Olumsuz olaylar çok artmaya başladı. Kaçak ürünlerle özellikle botoks zehirlenmesi diye tabir edilen durumda bütün vücutta bu sistem etkileniyor” dedi.

Vakaların çoğunluğu merdiven altından
Bütün fonksiyonları azaltan bir zehirlenmenin ortaya çıktığını ifade eden Uzm. Dr. Davarcı, “Botoks etkisi geçici olduğu için bu süre zarfında hasta yoğun bakıma alınabiliyor, hasta çok yoğun destek altında kalması gerekir. Bu yapılmadığı durumda yaşamsal olarak tehlike altında girer. Orijinal ürünleri tedarik edenler hekimler oluyor. Hekim çalıştırmayan kurumlar ise botoks için ürün tedarik edemez. Sahte ürün tedarik edip, bunları hastalara gösterirken ya orijinal olmayan bir ürün yapıyorlar ya da orijinal diye tanıttıkları sahte ürünleri pazarlıyorlar. Hastanelere ulaşan vakaların birçoğu güzellik merkezlerinde ve merdiven altı diye tabir edilen yerlerde bu işlemi yaptıranlar. ‘Bir botoksa bir dolgu’ gibi kampanyalar yapılarak hastalara çok düşük fiyatlar söyleniyor, orijinal ürünlerin o fiyatlara alınması mümkün değil” ifadelerini kullandı.

“14 gün sonra çift görmeye başlarlar”
Botoks işleminin hekimler tarafından yapılması gerektiği konusunda uyarılarda bulunan Uzm. Davarcı, “Botoks işlemi yapıldıktan 2-3 gün sonra etkileri başlar. 10 gün içerisinde oturur, aynı sürede de yan etkileri başlar. Sahte ürün kullanan insanlar 14 gün içerisinde çift görmeye başlar” açıklamasında bulundu.

<img src="https://alanyatelevizyonucomtr.teimg.com/alanyatelevizyonu-com-tr/wp/uploads/2023/10/AW065715_02.jpg" alt="" width="999" height="666" class="alignnone size-full wp-image-51567" /></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.alanyatelevizyonu.com.tr/uzmanindan-sahte-botoks-uyarisi-zehirlenme-vakalari-artti-yogun-bakima-ihtiyac-duyabiliyorlar</guid>
      <pubDate>Tue, 31 Oct 2023 10:15:52 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://alanyatelevizyonucomtr.teimg.com/crop/1280x720/alanyatelevizyonu-com-tr/wp/uploads/2023/10/111.jpg" type="image/jpeg" length="12265"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakan Koca'dan grip aşısı uyarısı: Lütfen ihmal etmeyin]]></title>
      <link>https://www.alanyatelevizyonu.com.tr/bakan-kocadan-grip-asisi-uyarisi-lutfen-ihmal-etmeyin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.alanyatelevizyonu.com.tr/bakan-kocadan-grip-asisi-uyarisi-lutfen-ihmal-etmeyin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Bakan Koca, grip salgınlarının etkilerini azaltmak, hastalığın hafif geçirilmesini sağlamak ve halk sağlığını korumak amacıyla 2023 yılı grip aşısı uygulamasını 15 Eylül itibarıyla başlattıklarını söyledi. Koca, "Lütfen ihmal etmeyelim" dedi.

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, yılın bu dönemlerinde sık rastlanan grip salgınlarının etkilerini azaltmak, hastalığın hafif geçirilmesini sağlamak ve halk sağlığını korumak amacıyla 2023 yılı grip aşısı uygulamasını 15 Eylül itibarıyla başlattıklarını belirterek, "65 yaş üzeri büyüklerle sağlık koşulları açısından risk grubuna girenler, kronik hastalığı olanlar grip aşılarını ücretsiz olabilir. Lütfen ihmal etmeyelim" açıklamasını yaptı.</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.alanyatelevizyonu.com.tr/bakan-kocadan-grip-asisi-uyarisi-lutfen-ihmal-etmeyin</guid>
      <pubDate>Sun, 24 Sep 2023 10:33:49 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://alanyatelevizyonucomtr.teimg.com/crop/1280x720/alanyatelevizyonu-com-tr/wp/uploads/2023/09/grip-asisi-.jpg" type="image/jpeg" length="85031"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sağlık Bakanı Koca'dan Eris varyantına ilişkin açıklama]]></title>
      <link>https://www.alanyatelevizyonu.com.tr/saglik-bakani-kocadan-eris-varyantina-iliskin-aciklama</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.alanyatelevizyonu.com.tr/saglik-bakani-kocadan-eris-varyantina-iliskin-aciklama" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, COVID-19'un Eris varyantının halen hayatın normal şekilde sürdüğü ülkelerden sonra Türkiye'de de sınırlı sayıda vakada görüldüğünü söyleyerek, "Bunda endişe edilecek bir şey yok. Bilim insanları üzerinde konuşabilirler ama halkımız için gündem olmaya değer değil" sözlerini kullandı.

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, koronavirüsün salgının başından beri sürekli mutasyona uğradığını anlattı.

Omicron varyantının ardından tüm dünyanın basit tedbirler dışında normale döndüğünü vurgulayan Koca, şunları söyledi:

"Bir virüs tamamen yok olmaz. Genel olarak, giderek daha zayıf varyantlara dönüşür. 'Eris' adlı varyant, halen hayatın normal şekilde sürdüğü ülkelerden sonra, sınırlı sayıda vakada, ülkemizde de görüldü. Bunda endişe edilecek bir şey yok. Bilim insanları üzerinde konuşabilirler ama halkımız için gündem olmaya değer değil. Yaşlılarımızın, kronik hastalığı olanların her zamanki gibi kendilerine dikkat etmelerini daha önce söylemiştim."</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.alanyatelevizyonu.com.tr/saglik-bakani-kocadan-eris-varyantina-iliskin-aciklama</guid>
      <pubDate>Tue, 19 Sep 2023 20:18:45 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://alanyatelevizyonucomtr.teimg.com/crop/1280x720/alanyatelevizyonu-com-tr/wp/uploads/2023/09/thumbs_b_c_9f5ff29e5e7a3dd998121214872f3db8.jpg" type="image/jpeg" length="70269"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sağlık Bakanı Fahrettin Koca'dan yeni varyant ile ilgili açıklama geldi]]></title>
      <link>https://www.alanyatelevizyonu.com.tr/saglik-bakani-fahrettin-kocadan-yeni-varyant-ile-ilgili-aciklama-geldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.alanyatelevizyonu.com.tr/saglik-bakani-fahrettin-kocadan-yeni-varyant-ile-ilgili-aciklama-geldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda 9 kişide Eris varyantının görüldüğünü açıkladı.
Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, COVID-19'un Eris varyantının 9 kişide görüldüğünü, bunun endişe sayılmayacak bir gelişme olduğunu bildirdi.

Bakan Koca, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Eris varyantının yurt dışı temaslı kişilerde görüldüğünü belirterek, şunları kaydetti:

"Endişe konusu sayılamayacak bir gelişme. Hasta etme gücünün (virülansının) düşüklüğünü bildiğimiz Eris varyantı, Referans Laboratuvarımızda yapılan incelemede 9 kişide görüldü. Yurt dışı temaslı ve aynı ildeler. Mevcut tedbirlere ve gündelik hayatımıza devam edeceğiz. Durum başka ülkelerde yaygın, bizde de ortaya çıkması muhtemeldi. Büyüklerimizi, kronik hastalarımızı koruyacağız."

Uzmanlar, koronavirüsün "Eris" varyantında en sık rastlanan şikayetin, salgının ilk zamanlarında da görülen tat ve koku kaybı olduğunu aktarıyor.

</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.alanyatelevizyonu.com.tr/saglik-bakani-fahrettin-kocadan-yeni-varyant-ile-ilgili-aciklama-geldi</guid>
      <pubDate>Fri, 15 Sep 2023 10:00:56 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://alanyatelevizyonucomtr.teimg.com/crop/1280x720/alanyatelevizyonu-com-tr/wp/uploads/2022/12/fahrettin-koca-aa-1778727_2.jpg" type="image/jpeg" length="33446"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Grip aşısı uygulama takvimi başlıyor]]></title>
      <link>https://www.alanyatelevizyonu.com.tr/grip-asisi-uygulama-takvimi-basliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.alanyatelevizyonu.com.tr/grip-asisi-uygulama-takvimi-basliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Sağlık Bakanı Koca, 15 Eylül itibariyle 65 yaş üstü ile kronik hastalığı bulunan vatandaşlar için grip aşısı uygulama takviminin başlayacağını duyurdu.
Sağlık Bakanı Fahrettin Koca gelişmeyi sosyal medya hesabından duyurdu.

Grip aşısının hastalığa yakalanma riskini azalttığını vurgulayan Bakan Koca, "Grip, özellikle, 65 yaş üstü ile kronik hastalığı bulunan kişilerde zatürre, bronşit, sinüzit ve kulak enfeksiyonu gibi komplikasyonlara yol açmaktadır" dedi.

Koca, doktorlara başvurarak vatandaşların reçetelerini yazdırabileceklerini belirterek, "Grip aşılarımızı mutlaka yaptıralım" açıklamasını yaptı.</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.alanyatelevizyonu.com.tr/grip-asisi-uygulama-takvimi-basliyor</guid>
      <pubDate>Fri, 15 Sep 2023 08:40:13 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://alanyatelevizyonucomtr.teimg.com/crop/1280x720/alanyatelevizyonu-com-tr/wp/uploads/2023/09/saglik-bakani-koca-dan-onemli-duyuru-grip-asisi-uygulamasi-hiz-kesmeden-devam-edecek-820.jpg" type="image/jpeg" length="44486"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Okul sezonu öncesi ailelere 'süper enfeksiyon' uyarısı]]></title>
      <link>https://www.alanyatelevizyonu.com.tr/okul-sezonu-oncesi-ailelere-super-enfeksiyon-uyarisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.alanyatelevizyonu.com.tr/okul-sezonu-oncesi-ailelere-super-enfeksiyon-uyarisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA["Süper enfeksiyon", kış aylarında özellikle çocuklarda sıklıkla görülen nezle ve grip gibi mevsimsel hastalıkların başka virüslerle birleşerek salgın seviyesine yükselmesiyle oluşuyor. Her yıl okulların başlama zamanında etkisini gösteren enfeksiyona karşı uzmanlar uyardı.

2023-2024 eğitim öğretim döneminin 4 Eylül itibarıyla başlamasıyla okula gitmeye başlayan öğrencilerin her yıl virüsler nedeniyle yakalandığı süper enfeksiyon, başta aileler olmak üzere hastalığın salgın seviyesine yükselmesiyle tedirginliğe neden oluyor.

Yalova Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Vefik Arıca, "süper enfeksiyon" uyarısında bulundu., okul döneminin açılmasıyla her yıl olduğu gibi bu yıl da "süper enfeksiyon"un görülebileceğini söyledi.

Süper enfeksiyonun, virüs bulaşan çocukların henüz iyileşemeden yeni bir enfeksiyonun başlamasıyla okul içinde hızlı bir şekilde dağılımı anlamına geldiğini aktaran Arıca, "Süper enfeksiyon, okulda çok sıklıkla ve hızlı bir şekilde yayılarak oradan ailelere, çocuklara, öğretmenlere ve tüm topluma yayılmasıdır. Eğer bir çocukta enfeksiyon var ise en az 5 gün okula gitmemesi gerekiyor. 5 gün boyunca dinlenmeli, ilaçlarını kullanmalı, tamamen enfeksiyon taşıyıcılığı geçtikten sonra doktor kontrolünde okula gidebilir. Yoksa süper enfeksiyonlar bu dönemlerde çoğalabilir" diye konuştu.

"Hekim kontrolü olmadan antibiyotik alıp çocuklarımızı zehirlemeyelim"

Ailelerin, hasta olduğunu düşündükleri çocuklarını okula göndermemesi gerektiğine dikkati çeken Arıca, çocuklara bol sıvı takviyesi yapılmasını ve yüksek proteinli düşük karbonhidrata sahip besinler verilmesini önerdi.

Okulda öğretmenlerin de sınıfın sık sık havalandırılmasını sağlaması uyarısında bulunan Arıca, şöyle konuştu:

"Öğretmenlerimiz, öksüren, hapşıran veya enfeksiyonu olan öğrenciyi aileye bilgi vererek en az 5 gün okula gönderilmemesini sağlamalı. Süper enfeksiyon, iki veya daha fazla virüsün bir araya gelmesiyle vücuttaki bağışıklık sisteminin de düşmesiyle çocukta oluşabilecek olan viral enfeksiyonlardır. Tabi virüs enfeksiyonlarının üzerine bir de bakteri eklenebilir. Dikkat edilmesi gereken konu viral enfeksiyonlarda antibiyotikler kullanılmaz.

Hekim kontrolü olmadan antibiyotik alıp çocuklarımızı zehirlemeyelim. Genelde süper enfeksiyonlar solunum yoluyla, hapşırma ya da temas yoluyla ve elin iyi yıkanmamasıyla geçer. Ailelere önerimiz çocukların ellerini sık sık sabunla yıkamalarını sağlamaları ve o dönemde çocuklarını okula göndermemeleri gerekiyor. Hijyen çok önemli. Öksüren bir çocuk tüm sınıfı aynı anda enfekte edebilir."</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.alanyatelevizyonu.com.tr/okul-sezonu-oncesi-ailelere-super-enfeksiyon-uyarisi</guid>
      <pubDate>Fri, 08 Sep 2023 13:04:27 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://alanyatelevizyonucomtr.teimg.com/crop/1280x720/alanyatelevizyonu-com-tr/wp/uploads/2023/09/grip.jpg" type="image/jpeg" length="23162"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Anne adaylarına "Bilinçli gebelik ve güvenli annelik" eğitimi]]></title>
      <link>https://www.alanyatelevizyonu.com.tr/anne-adaylarina-davet</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.alanyatelevizyonu.com.tr/anne-adaylarina-davet" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Alanya Eğitim ve Araştırma Hastanesi çatısı altında 2018 yılından bu yana hizmet veren gebe okuluna, anne adaylarının yoğun ilgisi devam ediyor.

“Bilinçli gebelik ve güvenli annelik” anlayışını kendine ilke edinen Gebe Okulunda, açıldığı günden itibaren bin 500 gebeye ve eşlerine eğitim verildi. 1 ay boyunca devam eden eğitim programında anne adayları, sağlıklı bir gebelik süreci yaşamanın ve sağlıklı bir doğum yapmanın püf noktalarını öğreniyor. Anne adayları, gebelik öncesi ve sonrası süreçle ilgili merak ettikleri konular hakkında Gebe Okulu Sorumlu Hekimi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Rahşan Eyüp Doğan, Gebe Okulu Eğitici Eğitmeni Ebe Ayşe Başar Akdoğan tarafından bilgilendirilmekte ve uygulamalı olarak anlatılmaktadır. Anne adaylarını gebe okuluna davet eden Gebe Okulu Eğitici Eğitmeni Ebe Ayşe Başar Akdoğan, “1 ay boyunca devam eden eğitimlerimiz 8 oturum halinde haftada 2 gün şeklinde olmaktadır. Gebe okulumuzda grup eğitimleri, eşli eğitimler, bireysel eğitimler ve danışmanlık hizmeti veriliyor. Anne adaylarımıza gebelikte sağlık, beslenme, egzersiz, pilates, yoga, doğum eylemi, doğum ağrıları ile baş etme yöntemleri, ağrısız doğum endorfin masajları, doğum sonrası süreçte anne ve bebeğin bakımı, lohusalık eğitimi, yeni doğanın bakımı ve hastalıkları, banyosu, emzirme teknikleri, anne sütü ve aile planlaması hakkında eğitimleri verilmektedir. Amacımız bilinçli bir gebelik süreci ve kendine güvenen anne adayları yetiştirmektir. Eğitim sonunda gerekli koşulları sağlayan katılımcılarımıza belgeleri takdim ederek okulumuzdan mezun ediyoruz. Bizler gebelik sürecinizi önemsiyor ve güzel geçirmeniz için elimizden geleni yapmaya devam ediyoruz. Tüm gebelerimizi; güvenli, kaliteli gebelik izlemi ile birlikte güzel bir gebelik, güzel bir doğum hikâyesi ve güzel bir lohusalık dönemi için gebe okulumuza bekliyoruz. “dedi
Alanya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekim Yardımcısı Uzm. Dr. Mesut Yıldırım, Sağlık Bakım Hizmetleri Müdür Yardımcısı Nurdan Yılmaz’ın katılımıyla birlikte daha sonra eğitimini tamamlayan 28 gebeye sertifikaları taktime dildi.</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.alanyatelevizyonu.com.tr/anne-adaylarina-davet</guid>
      <pubDate>Thu, 07 Sep 2023 10:28:22 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://alanyatelevizyonucomtr.teimg.com/crop/1280x720/alanyatelevizyonu-com-tr/wp/uploads/2023/09/WhatsApp-Image-2023.jpeg" type="image/jpeg" length="23427"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hastanelerde erken uyarı sistemi "Gri Kod" devreye giriyor]]></title>
      <link>https://www.alanyatelevizyonu.com.tr/hastanelerde-erken-uyari-sistemi-gri-kod-devreye-giriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.alanyatelevizyonu.com.tr/hastanelerde-erken-uyari-sistemi-gri-kod-devreye-giriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, İkinci Beyaz Reform kapsamında sağlıkta şiddetin sebeplerini ortadan kaldırmayı amaçladıklarını belirterek, "Hastanelerde Beyaz Kod öncesi devreye girecek, 'Gri Kod' denilebilecek erken uyarı sistemini getireceğiz" dedi.
Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Mardin ziyaretinde, İkinci Beyaz Reform süreci, şiddete karşı "gri kod" uygulaması, "Telemedicine" olarak adlandırılan uzaktan sağlık sistemi gibi yeni uygulamalar ve protez ihtiyacı bulunan depremzedeler için yürütülen çalışmalara ilişkin açıklamalarda bulundu.

Geçen yıl hayata geçirilen Beyaz Reform çalışmalarıyla hatalı tıbbi uygulama (malpraktis) nedeniyle sağlık çalışanlarına açılan davalarda kasıt olmadıkça tazminatı devletin üstlenmesi, sağlık çalışanlarının mali sorunlarının çözümü, sağlıkta şiddetin katalog suçlar kapsamına alınması gibi birçok önemli düzenlemenin gerçekleştirildiğini anımsatan Koca, taban ücret ile sabit ücretin mahsuplaşmasının da ortadan kaldırıldığına dikkati çekti.

Koca, "Önümüzdeki dönemde daha çok sağlıkta şiddetin sebeplerini ortadan kaldırmaya yönelik çaba içerisinde olacağız. Şiddet, çok yönlü sebepleri olan bir durum. En önemli sebeplerden bir tanesi de çalışma ortamı. Çalışma ortamlarını her geçen gün daha nitelikli, hastamıza hizmet edebilir hale getirmek istiyoruz." ifadesini kullandı.

Bu kapsamda doktorların hastalara daha kaliteli vakit ayırabilmelerini sağlamak için 32 bin tıbbi personel istihdam edildiğine dikkati çeken Koca, "Ayrıca hastanelere gelen hasta yükü fazla ve bunu azaltabilmek için de birinci basamağı güçlendirmek kaydıyla her geçen gün basamaklar arası bir geçişi planlamak istiyoruz." diye konuştu.

Hastanelerde erken uyarı sistemi "Gri Kod" devreye giriyor

Bakan Koca, sağlıkta şiddetle mücadeleye yönelik hastane ortamlarının düzenlenmesinin yanında İçişleri Bakanlığıyla şiddeti önlemeye yönelik güvenlik önlemlerine ilişkin de ortak bir çalışma yaptıklarını bildirdi.

Bu çerçevede hastanelerdeki güvenlik elamanlarının sayısını artırma planlamalarının olduğunu aktaran Koca, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Ayrıca 'Gri Kod' denilebilecek, Beyaz Kod öncesi devreye girecek erken uyarı sistemi üzerinde çalışıyoruz. Bu öncü kodla özellikle şiddet olma ihtimalinin düşünüldüğü durumlarda emniyet, hastanenin güvenlik görevlileri ve hastane idaresi haberdar edilecek. Bu süreçte hastanın hizmeti devam edecek. Gri Kodla karakol şiddet riskinden haberdar edilecek ama emniyet görevlilerinin hastaneye gelişi Beyaz Kod verilmesi durumunda devreye girmiş olacak. Sistemle amacımız şiddet yaşanmadan önüne geçilebilmesi, bunu bir öncül alarm sistemi olarak düşünebilirsiniz."

Şiddet eyleminde bulunan tekrar hastaneye gelirse "Gri Kod" ile izlenecek

Hastanelerde daha önceki şiddet eylemlerinden ötürü hakkında Beyaz veya Gri Kod verilmiş kişilere yönelik de bazı uygulamaların sistemle geleceğini anlatan Koca, şöyle devam etti:

"Daha önce Gri Kod veya Beyaz Kod verilmiş olan bir kişi, sonraki süreçte hastaneye geldiğinde o hasta için tekrar Gri Kod verilecek. Yani bu hasta hizmetini alacak ama güvenlik elemanlarının, idarenin kontrolünde, bilgisinde olacak. Böylelikle verilen hizmetin önceden alınan önlemle daha güvenli olması sağlanacak."

Uzaktan sağlık sistemi "Telemedicine" önce yaşlılar için başlatılacak

Yaşlıların kendilerinden sorumlu bir hekime emanet edileceği Sağlıklı Yaş Alma Merkezlerinin (YAŞAM) sayısını artırmaya başladıklarını da vurgulayan Koca, uygulamaya 80 yaş üzeriyle başlandığını ama ileriki süreçte 65 yaş üstüne de hizmet sunulmasının hedeflendiğini söyledi.

Hekim, hemşire, tıbbi sekreter ve teknikerin görev yaptığı bu merkezlerde hastaların evlerinde ziyaret edileceğini, bazı rapor, reçete gibi işlemlerinin de hastaneye gelmelerine gerek kalmadan uzaktan online sistem aracılığıyla çözüleceğini anlatan Koca, bu çerçevede hastaların hastaneye gitmesine gerek kalmadan bazı işlemlerinin online sistemle gerçekleştirilebilmesine olanak sağlayacak "Telemedicine" uygulamasını başlatacaklarına işaret etti.

Bakan Koca, "Telemedicine sistemini hem aile hekimliklerinde hem de hastanelerdeki poliklinik süreçlerinde devreye almak istiyoruz. Sistem öncelikle Sağlıklı Yaş Alma Merkezlerimizde ilk kez başlayacak." açıklamasında bulundu.

"MHRS randevularıyla ilgili bazı branşlarda sorunlarımız kısmen sürüyor"

Merkezi Hekim Randevu Sisteminde (MHRS) randevu sorunlarının önüne geçmek amacıyla yeni uygulamaların başlatıldığını ve bunların belli bir oranda sonuç verdiğini vurgulayan Bakan Koca, şu bilgileri verdi:

"MHRS randevularıyla ilgili özellikle bazı branşlarda sorunlarımız kısmen devam ediyor. Cildiye, plastik cerrahi, göz, Kulak Burun Boğaz (KBB) gibi branşlarda yer yer sorunlar yaşıyoruz. Bunu yeri geldiğinde mesai sonrası uygulamalar, yeri geldiğinde hekim takviyesi yaparak çözme çabası içerisindeyiz.

Uzaktan sağlık hizmeti Telemedicine gibi sağlık hizmetleriyle de özellikle kronik hasta grubunun bazı işlemlerini hastaneye gelmelerine gerek olmadan gerçekleştirmeyi amaçlıyoruz. Kronik hastalar içinde toplamda yüzde 22 oranındaki hastamız, rapor, reçete veya tetkik için hastanelere müracaat ediyor. O müracaatları hastaneye gelmelerine gerek olmadan, online çözmemiz mümkün olabilir. Dolayısıyla bu noktalarda oluşan hasta yükünü daha da azaltarak MHRS sorununu biraz daha çözmek istiyoruz."

Depremzedelerin protez ihtiyaçları

Sağlık Bakanı Koca, 6 Şubat'taki Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından ampütasyon geçiren kişilerin protez ihtiyaçlarına ilişkin soru üzerine de bu konuda Cumhurbaşkanlığınca bir kararname yayımlandığını anımsattı.

Bu çerçevede Bakanlıkça belirlenen merkezlerde herhangi bir maliyet unsuru gözetmeden, ithal olanlar da dahil hastalara en uygun protez uygulamalarının yapıldığına dikkati çeken Koca, şöyle konuştu:

"Bu konuda Bakanlığımız deprem bölgeleri, İstanbul ve Ankara'da toplam 19 merkez belirledi. Bu merkezlerde dünyanın herhangi bir ülkesindeki protez de olabilir yeter ki hastamız için en uygun protez olsun uygulanıyor. Cumhurbaşkanımız bunu bir kararnameyle yayımladı. Maddi herhangi bir kısıtlama söz konusu değil en uygun protezi takmak üzere bu 19 merkez karar veriyor.

Şu ana kadar 157 protezin uygulaması yapıldı, toplam 600'e yakın protez uygulanacak. Bu anlamda merkezlerimiz çalışmalarına devam ediyor. Protez hem rehabilitasyon hem de iyileştirme süreçleri olan bir yaklaşım. Bu nedenle merkezlerin rehabilitasyon, fizik tedavi boyutuyla da güçlü olmaları gerekiyor. Biz bu merkezleri bu boyutuyla güçlendirdik. O anlamda bir sorun yok, yakinen takip ediyoruz."

"Sağlık sorunlarını yerinde görüp çözmek için şehir buluşmaları yapıyoruz"

Türkiye'nin dört bir yanında bir süredir "şehir buluşmaları" gerçekleştirdiklerine de değinen Bakan Koca, "Bu ziyaretlerle sağlık sorunlarımızı yerinde görmek, sağlık çalışanlarımızla sorunlarını birlikte değerlendirmek ve varsa problemleri onları yerinde çözmeyi amaçlıyoruz." şeklinde konuştu.

Koca, dün Mardin'deki temaslarını da anımsatarak, inşaatı süren 750 yataklı Mardin Şehir Hastanesi'nin 1,5 yıl içinde tamamlanmasının hedeflendiğini, bu projeyle hastaların başka ile sevkinin önlenmesini ve Mardin'i bir sağlık üssü haline getirmeyi planladıklarını bildirdi.

Ayrıca poliklinik hizmetleri başlayan Mardin Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nin yeni ek binasıyla birlikte bütün birimlerinin devreye alınacağını, Kızıltepe'deki ek hizmet binasının da yıl sonuna doğru biteceğini aktaran Koca, "Bu anlamda Mardin'in önümüzdeki 40 yıllık sağlık sorununu bitirmiş olacağız." dedi.</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.alanyatelevizyonu.com.tr/hastanelerde-erken-uyari-sistemi-gri-kod-devreye-giriyor</guid>
      <pubDate>Sat, 02 Sep 2023 11:30:25 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://alanyatelevizyonucomtr.teimg.com/crop/1280x720/alanyatelevizyonu-com-tr/wp/uploads/2023/09/bakan-koca.jpg" type="image/jpeg" length="37070"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Aşırı sıcaklara bağlı ölümler yeni normal haline gelebilir]]></title>
      <link>https://www.alanyatelevizyonu.com.tr/asiri-sicaklara-bagli-olumler-yeni-normal-haline-gelebilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.alanyatelevizyonu.com.tr/asiri-sicaklara-bagli-olumler-yeni-normal-haline-gelebilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Sıcaklığın artması, ekosistemlerin bozulması ve ortaya çıkan sağlık sorunları, iklim krizinin çevre ve insanlar üzerindeki etkisini gözler önüne seriyor. Uzmanlar, hava sıcaklığındaki rekor yükselişler nedeniyle sıcağa bağlı can kayıplarında artış yaşanabileceği konusunda uyardı.

Sera gazı emisyonlarındaki artışın en önemli nedenleri arasında gösterilen petrol, doğal gaz ve kömür gibi fosil yakıtların insanlar tarafından kontrolsüz şekilde kullanılması, ormansızlaşma ile bilinçsiz tarım ve hayvancılık iklim krizini derinleştiriyor.

Sıcaklığın artması, deniz seviyelerinin yükselmesi, ekosistemlerin bozulması, su kaynaklarının azalması ve ortaya çıkan sağlık sorunları, iklim krizinin çevre ve insanlar üzerindeki etkisini gözler önüne seriyor.

Boğaziçi Üniversitesi İklim Değişikliği ve Politikaları Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Levent Kurnaz, küresel hava sıcaklığındaki rekor yükselişler nedeniyle sıcağa bağlı can kayıplarında artış yaşanabileceği uyarısında bulundu.

Ülkelerin ve kıtaların sıcaklık değerleri toplanarak elde edilen küresel hava sıcaklığı, iklim krizi ile son yılların zirvesine ulaşıyor. Dünya Meteoroloji Örgütünün (WMO) verilerine göre, 2023-2027 arasında küresel hava sıcaklığının, en az bir kez, sanayi devrimi öncesi sıcaklık seviyelerini 1,5 derece aşma olasılığı yüzde 66 olarak hesaplanıyor. Küresel sıcaklığın gelecek 5 yıl içinde El Nino iklim modeliyle rekor seviyelere çıkması bekleniyor.

Kuzey Kutbu'nda 1991-2020 arasındaki sıcaklık artışları göz önüne alındığında, gelecek 5 yıl içinde yaşanacak kış mevsimlerinin sıcaklık anomalisinin, küresel olarak tahmin edilen anomalinin 2 katından daha yüksek olması öngörülüyor.

2023-2027 yıllarının mayıs-eylül aralığı için yapılan yağış tahminlerine göre ise 1991-2020 yıllarının aynı dönemi ile kıyaslandığında Sahel bölgesi, Kuzey Avrupa, Alaska ve Kuzey Sibirya'da yağış oranında artış, Amazon ve Avustralya'nın bazı bölgelerinde ise yağışta azalma yaşanacağı tahmin ediliyor.

ABD Ulusal Okyanus ve Atmosfer İdaresi (NOAA) tarafından yayınlanan 2022 küresel iklim raporunda, 1880 yılında başlayan küresel sıcaklık ölçümlerine göre en sıcak yıllar listelendi. 2022 yılı en sıcak 6. yıl olarak listeye girerken, 143 yıldaki en sıcak 10 yılın tamamı, 2010'dan sonra yaşandı.

1880'den beri en sıcak yıllar

1880-2022 yılları arasında kaydedilen en sıcak yıllar şu şekilde sıralandı:

1 2016
2 2020
3 2019
4 2015
5 2017
6 2022
7 2021
8 2018
9 2014
10 2010

Dünyanın en sıcak 2 günü art arda yaşandı

NOAA’nın Ulusal Çevresel Bilgi Merkezleri verilerine göre ise kara ve okyanus yüzeyi sıcaklığının 20. yüzyıl ortalaması olarak hesaplanan 15,8 derecenin 0,93 derece üzerinde tespit edildiği 2021 Temmuz ayı, en sıcak ay olarak kayıtlara geçti.

Küresel hava sıcaklığının artış göstermeye devam ettiği günlerde, sıcaklık rekorlarında da yeni seviyelere ulaşılıyor. ABD Meteoroloji Servisi Çevre Koruma Ulusal Merkezi’nden (NCEP) aktarılan bilgilere göre, 4 Temmuz’da ölçülen 17,18 derecelik küresel ortalama sıcaklık, 3 Temmuz’da kaydedilen 17,01 dereceyi aşarak yeni bir rekora imza attı. Yeni rekor sıcaklık ile 4 Temmuz, tüm zamanların en sıcak günü olarak kayıtlara geçti.

Küresel ortalama sıcaklığın rekor seviyelere ulaşan hızlı artışına dikkati çeken Prof. Dr. Levent Kurnaz konuyla ilgili soruları yanıtladı.

Kömür, petrol ve doğal gaz gibi fosil yakıtlarla atmosfere salınan karbondioksit gazının küresel ısınmaya neden olduğunu ve bu yüzden de atmosferin her geçen gün ısınmaya devam ettiğini belirten Kurnaz, "Geçtiğimiz 3 sene içerisinde atmosferin kendi ısınmasını maskeleyen birtakım olaylar vardı. Bunlar da okyanus akıntılarıydı. La Nina, Pasifik Okyanusu’ndaki suların daha da soğumasına neden oluyordu. Öyle olduğu için de dünyanın ne kadar ısındığı belli olmuyordu. Fakat La Nina, nisan-mayıs gibi sona erdi ve bu maskeleme de ortadan kalktı. Şimdi, küresel ısınmanın ne anlama geldiğini görmeye başlıyoruz." dedi.

La Nina'nın ters etkilerine sahip olan El Nino iklim olayının Pasifik Okyanusu’ndaki suların normalden daha sıcak olmasını sağladığını ifade eden Kurnaz, bu etki ile sıcaklığın daha da artacağı uyarısını yaptı.

Dünya'nın 4’te 3’ünün okyanuslardan oluştuğunu, okyanus sularının ısınmasının da dünyanın ortalama sıcaklığını etkilediğini vurgulayan Kurnaz, El Nino etkisinin ne kadar ve ne şiddetle süreceği tam olarak belli olmasa da 2024 yılına kadar devam edebileceğinin altını çizdi. Kurnaz, iklim olaylarının etkilerinin zaman içerisinde şekilleneceğini aktardı.

"Milyonlarca kişinin sıcaktan ölmesinden bahsediyoruz"

Küresel hava sıcaklıklarında ardı ardına yaşanan rekorların süreceğini dile getiren Kurnaz şu bilgileri verdi:

"4 Temmuz'un sıcaklığı 17,18 dereceydi. İki gün üst üste rekor tazelendi. Yarın daha da yüksek olur mu? Muhtemelen olur ama kabaca şunu söylemek mümkün, ağustos ayının ilk yarısının sonuna kadar her gün yeni bir rekor beklenebilir. Bu da ağustos ayının sonuna kadar yaklaşık 10-15 rekor kırılacağı anlamına gelmektedir."

Kurnaz, artan hava sıcaklığında en büyük zararı, belli bir sıcaklık, nem ve yağış dengesine ihtiyaç duyan tarım ürünlerinin görebileceğini, iklim değişikliğinin sadece Türkiye’de değil dünya genelinde tarım sektörünü tehdit ettiğini bildirdi.

İklim değişikliği nedeniyle Pakistan, Hindistan ve Bangladeş gibi belli başlı bölgelerin, dünyanın geri kalanına göre daha fazla ısındığını anlatan Kurnaz, şöyle devam etti:

"Bundan dolayı orada artık insan dayanıklılığının üstüne çıkacak sıcaklıklar oluşmaya başlayacak. Bu da açıkçası, insanlar düşüp ölecek demek ve bu rakamlar 100-200 veya 1000 kişiyi değil, milyonlarca insanı kapsayacak. Burada milyonlarca kişinin sıcaktan ölmesinden bahsediyoruz. Tüm bunlar bir sonraki adımda bu insanların göç etmesine yol açacaktır. Göç yolları da Türkiye ve Avrupa Birliği (AB) gibi yollardan geçtiği için sadece orada olan orada kalmayacak, yakın zamanda bütün dünyaya yayılan problemler yaşamaya başlayacağız."

Kurnaz, dünya genelinde rekor sıcaklıklara ulaşılmasıyla, aşırı sıcaklara bağlı can kayıplarında büyük bir patlama yaşanabileceği konusunda dikkatli olunması çağrısında bulundu. Büyük bir kısmı Fransa'nın başkenti Paris'te olmak üzere Avrupa'da 2003 yılında 35 bin kişinin aşırı sıcak nedeniyle hayatını kaybettiğini hatırlatan Kurnaz, ilerleyen günlerde yaşanabilecek ölümlerin normal hale gelebileceğini ve bu sayının milyonları bulabileceğini sözlerine ekledi.

Küresel ısınmanın etkilerinin azaltılması için fosil yakıt kullanımının önüne geçilmesi gerektiğine değinen Kurnaz, sözlerini, "Önlemler iki tarafta değerlendirilebilir. Bunun daha kötüye gitmesini engellemek mümkün ama artık geriye döndürmek mümkün değil. Ne önlem alırsak alalım, ne yaptıysak o. Bu problemin nedeni kömür, petrol ve doğal gaz yakmamız. Bunları yakmayı bırakacak olursak en azından durdurma şansımız olur ama o yönde de hiçbir iyileşme yok dünyada" diyerek tamamladı.</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.alanyatelevizyonu.com.tr/asiri-sicaklara-bagli-olumler-yeni-normal-haline-gelebilir</guid>
      <pubDate>Mon, 17 Jul 2023 15:19:35 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://alanyatelevizyonucomtr.teimg.com/crop/1280x720/alanyatelevizyonu-com-tr/wp/uploads/2022/07/Yaz-sicaklarinda-saglikli-kalmak-icin-11-oneri.jpg" type="image/jpeg" length="38338"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakan Koca'dan 'sıcak çarpması' uyarısı: Ciddi bir klinik durum]]></title>
      <link>https://www.alanyatelevizyonu.com.tr/bakan-kocadan-sicak-carpmasi-uyarisi-ciddi-bir-klinik-durum</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.alanyatelevizyonu.com.tr/bakan-kocadan-sicak-carpmasi-uyarisi-ciddi-bir-klinik-durum" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, sıcak çarpmasına karşı yaşlı, çocuk ve kronik rahatsızlıkları olanlara, sıcaklığın yüksek seviyelere ulaştığı saatlerde dışarıya çıkmamaları uyarısında bulundu.

Bakan Koca, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, sıcak çarpmasının, vücut sıcaklığının 40 derecenin üzerine çıktığı, "hipertermi" olarak da bilinen ciddi bir klinik durum olduğuna dikkati çekerek, "Yaşlılar ve çocuklar, diyabet hastalığı, yüksek tansiyon, kalp hastalığı, astım gibi kronik rahatsızlıkları olanlar sıcak çarpması için yüksek risk grubundadır. Bu gruptakilerin gün içinde sıcaklığın yüksek seviyelere ulaştığı saatlerde dışarıya çıkmamalarını öneriyoruz" ifadelerini kullandı.

Koca, paylaşımında, İç Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Enes Seyda Şahiner'in sıcak çarpmasına ilişkin uyarılarını içeren videoya da yer verdi.

</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.alanyatelevizyonu.com.tr/bakan-kocadan-sicak-carpmasi-uyarisi-ciddi-bir-klinik-durum</guid>
      <pubDate>Wed, 12 Jul 2023 15:00:02 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://alanyatelevizyonucomtr.teimg.com/crop/1280x720/alanyatelevizyonu-com-tr/wp/uploads/2022/01/Bakan-Koca-Pozitif-vakada-karantina-suresi-7-gun-olarak-belirlenmistir.jpg" type="image/jpeg" length="55332"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Akdeniz Üniversitesi genetik alanında da öncü merkez olacak]]></title>
      <link>https://www.alanyatelevizyonu.com.tr/akdeniz-universitesi-genetik-alaninda-da-oncu-merkez-olacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.alanyatelevizyonu.com.tr/akdeniz-universitesi-genetik-alaninda-da-oncu-merkez-olacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>Akdeniz Üniversitesi Hastanesinde yenilenen haliyle hizmet vermeye başlayan Genetik Hastalıklar Değerlendirme Merkezinde Türkiye'de ilk kez genetik ve patoloji sonuçları bir arada çıkıyor. Rektör Özkan, bu hizmet sayesinde genetik altyapısı olduğu bilinen birçok hastalığın teşhisinde büyük kolaylık sağlanırken kanser tedavi başarısında da önemli bir artış olacağını söyledi.

Akdeniz Üniversitesi Hastanesinde Genetik Hastalıklar Değerlendirme Merkezine kurulan genetik analiz cihazı ile genetik temelli hastalıkların tanısının konulması, doğru tedavinin belirlenmesi için gerekli olan genetik araştırmaların ve analizlerin yapılması sağlanıyor. Türkiye'de ilk kez genetik ve patoloji sonuçlarının bir arada çıkmasını sağlayan Merkez SMA başta olmak üzere genetik temelli hastalıklar ile kanser, kardiyoloji ve organ nakli alanlarında hastalık teşhis ve tedavi süreçlerinde önemli bir rol oynayacak. Merkez ayrıca giriş işlemlerinden son ana kadar evrak kullanmayarak çevreci bir misyon da üstlenecek.

Antalya için büyük kazanım

Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, Türkiye'de ilk kez kullanıma başlayan genetik analiz cihazları ile yenilenen Genetik Hastalıklar Değerlendirme Merkezini ziyaret etti. Rektör Özkan'a, Akdeniz Üniversitesi Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Yıldıray Çete, Başhekim Yardımcıları Prof. Dr. Özge Turhan, Prof. Dr. Aslı Bostancı Toptaş, Doç. Dr. Veli Vural, Dr. Öğr. Üyesi Ali Ünal, Merkez Sorumlusu Prof. Dr. Özden Altıok Clark, Merkezde görevli öğretim üyelerinden Dr. Öğr. Üyesi Aslı Toylu ve Dr. Öğr. Üyesi Mustafa Gökhan Ertosun eşlik etti. Türkiye'de ilk defa bir tanı merkezine bu denli büyük bir genetik analiz cihazını kurdurabilmenin haklı gururunu yaşadıklarını vurgulayan Rektör Özkan, "Merkezde Türkiye'de ilk kez genetik ve patoloji sonuçları bir arada çıkıyor. Ayrıca Türkiye'nin en büyük genetik analiz kataloğuna da sahibiz. Bu da genetik temelli hastalıkların tanısının konulması, doğru tedavinin belirlenmesi için gerekli olan genetik araştırmaların ve analizlerin yapılmasını sağlıyor" ifadelerini kullandı.

Tüm bölgeye hizmet verecek

Merkezin tüm bölgeye hizmet vereceğini açıklayan Prof. Dr. Özkan, "Bu tahliller sadece İstanbul'da yapılırken artık Anadolu'da Akdeniz Üniversitesinde yapılıyor olması buranın bir merkez olması tecrübeyi ilerletmek anlamında, araştırmayı geliştirmek anlamında çok kıymetli. Biz burada hem tanı koyacağız, hem tedavi yapacağız hem de yeni gelişmelere rehberlik yapacağız. Araştırma çalışmalarına ciddi katkısı olacak. Çünkü biz aynı zamanda Avrupa'nın en büyük organ nakli merkeziyiz. Bunun da artık araştırma çalışmalarına yansıması gerekiyor. Sadece klinikte kalmaması gerekiyor. Buradaki en önemli adım da laboratuvar kısmı. Çok güzel bir laboratuvarımız var artık. Bu hafta firmalarla görüştük hakikaten çok güzel işler yapıyor Akdeniz Üniversitesi. Daha da güzel işler yapıp marka haline geleceğiz bu konuda da inşallah" ifadelerini kullandı.

Kanserle mücadelede çok önemli

Genetik Merkezinde sunulan imkanların pek çok alana katkı sağlayacağını belirten Rektör Prof. Dr. Özlenen Özkan, bunlardan bir tanesinin de kanser olduğunu söyleyerek kanser haftasına dikkat çekti. Özellikle kanser hastaları için halk arasında akıllı ilaç olarak bilinen tedavi yönteminin doğru uygulanması için yapılan testlerin çok önemli olduğunu vurgulayan Rektör Özkan, "Onkolojinin alt tiplerinin belirlenmesi ve de tedavi planlanması için oluşturulan algoritma kılavuzlarının günümüzde daha çok genetik temelli olduğunu görüyoruz. Bu da tedaviye yansıyor. Ayrıca ailesinden kanser geçmişi olanlar Tıbbi Genetik Polikliniğine gelerek hekimlerin uygun görmesi durumunda, ailevi bir kanser geçişi olup olmadığını merkezimizde öğrenebilir. Böyle bir durumda Tıbbi Genetik hekimi tarafından verilecek genetik danışma hedefinde, kontrollerin sıklaştırılması ve de erken tanının şansını arttırılmasına neden olabilmektedir. Ayrıca kişi koruyucu uygulamalara da yönelebiliyor "şeklinde konuştu.

SMA riski analiz ediliyor

Yine son dönemin önemli bir gündem maddesi olan SMA ile mücadele konusunda da merkezin önemli bir rolü olacağını ifade eden Rektör Özkan, merkezde yapılacak testler sayesinde ailelerin bebek sahibi olmadan SMA taşıyıcısı olup olmadığının belirlenebildiğini belirtti. Başka merkezlerde şüpheli çıkan durumlarda, ileri genetik analizler yapılarak SMA hastalığına neden olan genetik değişimler hakkında net sonuçları da verebildiklerini söyleyen Rektör Özkan, böyle bir durumda tıbbi genetik uzmanlarıyla doğru bir planlama yapılarak sağlıklı çocuk sahibi olmalarına imkân tanındığını kaydetti.

Organ naklinde de kullanılıyor

Merkezde nefrolojik ve immünoljik alanlarında da hastalığın temelini oluşturan genetik mutasyonların araştırılabilir hale geldiğini belirten Rektör Özkan "Böylelikle organ nakli konusunda dünyada bir marka olan üniversitemizi bir basamak daha ileriye taşımıştır. Merkezimizde yapılan genetik testler hedefinde organ nakli bekleyen hastaların hastalık teşhisi daha net ve doğru bir yöntem ile konulur duruma geldi. İlaçların genel olarak hastalara uygun olup olmadığı organ naklinin kimden alınması daha uygun, rejeksiyon dediğimiz reddedilmesi kimde daha az, bu açıdan da daha kaliteli hale getirecek yaptığımız ameliyatları. Bu da organ nakilleri prosedürü konusunda çizeceğimiz yol haritasını belirlemede merkezimize oldukça önemli bir avantaj sağlamaktadır" dedi.

Muhtemel risklerin önüne geçildi

Bir hasta ile yaşadıkları olaydan bir örnek veren Rektör Özkan, "Genetik temelli olabileceği düşünülen ve de böbrek nakline ihtiyaç duyan bir çocuk hastamızın Genetik Değerlendirme Merkezimizde yaptığımız testler sonrasında net teşhisini koyabildik. Böbrek nakli hazırlığı aşamasında hangi ebeveynin verici olacağı araştırılırken çocuğun hastalığının genetik temelli olduğunu unutmamamız gerekiyordu. Hastalık genetik temelli olduğu için, çocuğu bu gen anne ya da babadan geçmiş olmalıydı. Bu nedenle anne ve babaya test yapıldı. Sağlıklı genleri taşıyan ebeveynden böbrek alınarak nakil gerçekleşti. Böylece evladımızda ileri süreçte tekrar bir sorun yaşanmasının önüne geçildi. Genetik hastalığa yatkın olan ebeveyn de verici olarak ekstra riske girmemiş oldu" dedi. Rektör Özkan çocuk nefrolojisi ve organ nakli biriminde genetik temelli hastalıklar için bu uygulamaya başladıklarını da sözlerine ekledi.

SMA konusunda öncü laboratuvar

Çalışmalarla ilgili bilgi veren Genetik Hastalıklar Değerlendirme Merkezi Sorumlusu Prof. Dr. Özden Altıok Clark, "Yeni nesil dizilim bütün dünyada çok rağbet gören ve uygulanan bir yöntem. Biz de artık bunu uygulamaya başladık nadir hastalıkların tanısını koymak için. Pek çok yeni testle hizmet vermeye başladık. Bunların için de tabi kanser var. Kanser hastalarına da yardımcı olmaya çalışıyoruz. Gerçekten Rektör hocamızın desteği ile çok sofistike bir laboratuvar haline geldik, deneyimli hocalarımız, teknik ekibimizle. Ayrıca SMA ile ilgili de burası öncü laboratuvarlarından biridir. Biliyorsunuz devlet yeni bir düzenleme yaptı aile hekimliklerinde SMA taraması yapılıyor ama SMA'nın doğrulanması ya da taşıyıcı bireylere yardım etme kısmında hem genetik danışma hem de testin doğrulanması aşamasında biz son durağız" dedi.

<img class="alignnone size-full wp-image-46463" src="https://alanyatelevizyonucomtr.teimg.com/alanyatelevizyonu-com-tr/wp/uploads/2023/04/akdeniz-universitesi-hastanesinde-yenilenen-haliyle-hizmet-vermeye-001.jpg" alt="" width="900" height="600" /> <img class="alignnone size-full wp-image-46464" src="https://alanyatelevizyonucomtr.teimg.com/alanyatelevizyonu-com-tr/wp/uploads/2023/04/akdeniz-universitesi-hastanesinde-yenilenen-haliyle-hizmet-vermeye-002.jpg" alt="" width="900" height="600" /> <img class="alignnone size-full wp-image-46465" src="https://alanyatelevizyonucomtr.teimg.com/alanyatelevizyonu-com-tr/wp/uploads/2023/04/akdeniz-universitesi-hastanesinde-yenilenen-haliyle-hizmet-vermeye-003.jpg" alt="" width="900" height="600" /> <img class="alignnone size-full wp-image-46466" src="https://alanyatelevizyonucomtr.teimg.com/alanyatelevizyonu-com-tr/wp/uploads/2023/04/akdeniz-universitesi-hastanesinde-yenilenen-haliyle-hizmet-vermeye-004.jpg" alt="" width="900" height="600" /> <img class="alignnone size-full wp-image-46467" src="https://alanyatelevizyonucomtr.teimg.com/alanyatelevizyonu-com-tr/wp/uploads/2023/04/akdeniz-universitesi-hastanesinde-yenilenen-haliyle-hizmet-vermeye-005.jpg" alt="" width="900" height="600" /> <img class="alignnone size-full wp-image-46468" src="https://alanyatelevizyonucomtr.teimg.com/alanyatelevizyonu-com-tr/wp/uploads/2023/04/akdeniz-universitesi-hastanesinde-yenilenen-haliyle-hizmet-vermeye-006.jpg" alt="" width="900" height="600" /></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.alanyatelevizyonu.com.tr/akdeniz-universitesi-genetik-alaninda-da-oncu-merkez-olacak</guid>
      <pubDate>Fri, 07 Apr 2023 13:55:10 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://alanyatelevizyonucomtr.teimg.com/crop/1280x720/alanyatelevizyonu-com-tr/wp/uploads/2023/04/70378.jpg" type="image/jpeg" length="17362"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yükümlülüklerinin bitimine 6 ay kalan hekimler sözleşmeli pozisyona geçebilecek]]></title>
      <link>https://www.alanyatelevizyonu.com.tr/yukumluluklerinin-bitimine-6-ay-kalan-hekimler-sozlesmeli-pozisyona-gecebilecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.alanyatelevizyonu.com.tr/yukumluluklerinin-bitimine-6-ay-kalan-hekimler-sozlesmeli-pozisyona-gecebilecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, yükümlülük sürelerinin bitimine 6 ay kalan hekimlerin sözleşmeli pozisyona geçebileceğini duyurdu.

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, 23 Mart tarihinde yürürlüğe konulan 2023/1 sayılı Genelge ile “devlet hizmeti yükümlüsü” olarak görev yapan tabip, anadal uzman tabip ve yandal uzman tabiplerinin 4924 sayılı Kanun çerçevesinde sözleşmeli pozisyona geçmelerinin yükümlülük sürelerinin bitimine 6 ay kalması şartına bağlandığını duyurdu.

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda,

“23.01.2023 tarihinde yürürlüğe konulan 2023/1 sayılı Genelge ile devlet hizmeti yükümlüsü olarak görev yapan tabip, anadal uzman tabip ve yandal uzman tabiplerinin 4924 sayılı Kanun kapsamında sözleşmeli pozisyona geçmeleri yükümlülük sürelerinin bitimine 6 ay kalması şartına bağlanmıştır.

Yeni hazırlanan Genelge ile mevcut kısıtlama, deprem sebebiyle OHAL ilan edilen illere atanan, atanacak ve halihazırda çalışan ‘devlet hizmeti yükümlüleri’ için kaldırılarak çalıştıkları yerde boş pozisyon olması halinde yükümlülük sürelerinin son 6 ayı beklenmeden 31 Aralık 2023 tarihine kadar başvurmaları halinde sözleşme imzalamalarına imkan tanınmaktadır” ifadelerine yer verdi.</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.alanyatelevizyonu.com.tr/yukumluluklerinin-bitimine-6-ay-kalan-hekimler-sozlesmeli-pozisyona-gecebilecek</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Mar 2023 13:13:50 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://alanyatelevizyonucomtr.teimg.com/crop/1280x720/alanyatelevizyonu-com-tr/wp/uploads/2023/03/9999.jpg" type="image/jpeg" length="85618"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Depremzede çocuklar için ruh sağlığı desteği mobil uygulaması hazırlandı]]></title>
      <link>https://www.alanyatelevizyonu.com.tr/depremzede-cocuklar-icin-ruh-sagligi-destegi-mobil-uygulamasi-hazirlandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.alanyatelevizyonu.com.tr/depremzede-cocuklar-icin-ruh-sagligi-destegi-mobil-uygulamasi-hazirlandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, depremzede çocuklar ve gençlere yönelik, mobil telefonlara indirilebilen "Özel Çocuklar Destek Sistemi" uygulamasıyla ruh sağlığı destek hizmeti sunduklarını belirtti.

Sağlık Bakanı Koca, Twitter hesabından depremzede çocuklar için ruh sağlığı destek sistemine ilişkin paylaşımda bulundu.

Koca, "Mobil telefonlara uygulama olarak indirilebilen 'Özel Çocuklar Destek Sistemi' uygulamamızla depremzede çocuklarımıza, gençliğe yeni adım atan arkadaşlarımıza ruh sağlığı destek hizmeti sunuyoruz. Uygulama 14 Şubat'tan beri aktif." bilgisini verdi.

254 gönüllü hekim görev yapıyor

Sistemde, çocuk ve gençleri dinlemeye hazır 254 gönüllü hekim bulunduğunu belirten Koca, şunları kaydetti:

"Sayıları artacak. Acıların derinleşmesine izin vermeden yapılacakları yapmalıyız. Depremzede çocuklarımızın yakınları, gençler. Uygulamayı indirip operatörden randevu alın. Bu hepimize iyi gelecek."

Uygulamanın indirilebileceği linkler şöyle:

Apple store: https://apps.apple.com/app/id1506741875

Google play: https://play.google.com/store/apps/details?id=tr.gov.saglik.ozelcocuklardestek

PDF yardım linki: https://shgmnadirdb.saglik.gov.tr/Eklenti/45095/</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.alanyatelevizyonu.com.tr/depremzede-cocuklar-icin-ruh-sagligi-destegi-mobil-uygulamasi-hazirlandi</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Mar 2023 17:02:58 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://alanyatelevizyonucomtr.teimg.com/crop/1280x720/alanyatelevizyonu-com-tr/wp/uploads/2023/03/saglik-bakanligi-aa-1680605_2.jpg" type="image/jpeg" length="87497"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sağlık Bakanlığı, deprem bölgesinde salgın riskine karşı önlem alıyor]]></title>
      <link>https://www.alanyatelevizyonu.com.tr/saglik-bakanligi-deprem-bolgesinde-salgin-riskine-karsi-onlem-aliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.alanyatelevizyonu.com.tr/saglik-bakanligi-deprem-bolgesinde-salgin-riskine-karsi-onlem-aliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Sağlık Bakanlığı, Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından tüm bölgelerde enfeksiyon ve salgın riskine karşı suların yoğun şekilde klorlanması, çadır kentlere kuduz ve tetanos aşılarının dağıtılması gibi önlemler alıyor.
Depremzedelerin ve bölgede bulunan kişilerin enfeksiyon ve salgın hastalık riskinden korunması için çalışma yürüten Bakanlık, depremden etkilenen illerde Halk Sağlığı Koordinasyon Merkezlerini kurdu. Ayrıca 80 bin 516 tetanos aşısı, 3 bin doz tetanos serumu ile kuduz aşıları bölgeye sevk edildi.

Çalışmaları şu an Kahramanmaraş'tan koordine eden Bakanlık Halk Sağlığı Genel Müdür Yardımcısı Doç. Dr. Mehmet Enes Gökler, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, depremin ilk anından itibaren halk sağlığını korumaya dönük önlemlerin alındığını vurguladı.

Şebeke sularına "süper klorlama" yapılıyor

Gökler, 10 ilde öncelikle sulardan numunelerin alınması ve düzenli klorlamaya yönelik uygulamaların yürütüldüğünü belirterek, "Depremden etkilenen iller ve ilçelerde sular için kaynağından yoğun klor verilmesine ilişkin 'süper klorlama' çalışmaları yapılıyor. Kahmanmaraş'ta da şebekelerin verilmesiyle beraber bu klorlu suyun gitmesi sağlandı. Diğer illerde de aynı şekilde uygulamalar yapılıyor." bilgisini paylaştı.

Tankerle su ulaştırılan yerlerde de birebir klorlama yapıldığını, suyun bu klorlamadan sonra kullanıma sunulduğunu aktaran Gökler, suyla ilgili düzenli numune ve analiz işlemlerinin yürütüldüğünü vurguladı.

Gökler, bu açıdan tüm bölge için suyun kontrol altında olduğunu belirterek, "Suyla ilgili mikrobiyolojik ve kloruna baktığımız iki farklı örnek alıyoruz. Bu örnekler en çok çadır kentler, mahalle çeşmeleri, hastaneler gibi insanların yoğun bulunduğu tüm noktalardan rutin alınıyor ve izleniyor. Bu tüm illerimizde böyle." diye konuştu.

"İshal vakalarında 'erken uyarı sistemi' uygulanıyor"

Çadır kentlerin her birinde muayene alanları oluşturulduğunu dile getiren, Gökler, şöyle devam etti:

"Boğaz ağrısı olan veya ateşlenen çocuklar için ilaç dağıtımı gibi uygulamaları yürütüyoruz. Bir başka önemli husus da halk sağlığı tehdidi olarak karşımıza çıkabilecek semptomları hızla tespit etmeyi sağlayan, 'sendromik sürveyans' dediğimiz erken uyarı sistemini uyguluyoruz.

Bu kapsamda tüm birinci basamak sağlık kuruluşları, hastaneler ve 112'den ishal çıkan çocuklarla ilgili verileri topluyoruz. Bir önceki güne göre artış olup olmadığı günlük takip ediliyor ve hızlıca önlem alınıyor. Bunun koordinasyonunu halk sağlığı uzmanlarımız sağlıyor."

"Tüm noktalara tetanos ve kuduz aşıları dağıtıldı"

Deprem bölgesinde hamilelere tek tek ulaşıldığını, herhangi bir acil durumda ulaşabilecekleri numaraların kendilerine iletildiğini aktaran Gökler, sağlık ekiplerinin çadırları gezerek ailelerin kayıtlarını tuttuğunu söyledi.

Gökler, tetanos ve kuduz aşısı sıkıntısı bulunmadığını vurgulayarak, şunları kaydetti:

"Depolarımızda yeterli sayıda aşımız mevcut. Kurulan çadır kentlere de mini buzdolapları veya aşı nakil kapları yerleştirildi. Tüm noktalara, ayrıca hastanelere aşıları dağıttık. Bundan sonraki süreçte de çocuklarımızın bağışıklama durumlarıyla alakalı durumlarını saptayıp, eksik aşısı olan veya zamanı gelen çocukların bağışıklamasını yapacağız. Bununla ilgili de çadır tespitlerini yürütüyoruz."</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.alanyatelevizyonu.com.tr/saglik-bakanligi-deprem-bolgesinde-salgin-riskine-karsi-onlem-aliyor</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Feb 2023 15:39:33 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://alanyatelevizyonucomtr.teimg.com/crop/1280x720/alanyatelevizyonu-com-tr/wp/uploads/2023/02/deprem-aa-1995513_2.jpg" type="image/jpeg" length="63228"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
