Adana'da eski eşi biyolog Dilan Öztürk'ü çocuklarının yanında bacağından vuran sanığın 28 yıla kadar hapis talebiyle yargılanmasına başlanıldı. Sanık, savunmasında tetiğe kimin bastığını hatırlamadığını söylerken mahkeme, ilk duruşmada sanığın tutukluluk haline devam kararı verdi. Dilan Öztürk, 'Bugün burada tamamen şans eseri hayatta kalan ve benim gibi hayatta kalamayan ya da hayatta kalabilmek için mücadele eden tüm kadınların sesi olmak için bulunuyorum' dedi.

Biyolog Dilan Öztürk, psikolojik ve fiziksel şiddet gördüğünü öne sürdüğü iş adamı Ali K.'den 3 yıl önce boşandı. Öztürk, boşanmanın ardından tehditlerine maruz kaldığı eski eşi hakkında uzaklaştırma kararı aldırdı. Tehditlerin sona ermesi üzerine bu kararı uzatmayan Öztürk, geçtiğimiz 26 Mart'ta çocukları A.K. (5) ile Ş.K.'yi (7) okula götürmek için evden çıktı. Sabah saatlerinde eski eşini arayan Ali K., çocuklarıyla görüşmek istediğini söyledi.

'Kazayla oldu'

Bir süre sonra apartmandan çocuklarıyla çıkan Öztürk'ün önünü kesen Ali K., belinden çıkardığı tabancayla 10 el ateş ederek eski eşini bacaklarından yaraladı. Daha sonra otomobilini eski eşinin üzerine sürdüğü öne sürülen Ali K., çevredekilerin müdahalesi üzerine kaçtı. Olayın ardından Çukurova İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne giderek teslim olan Ali K., ifadesinde, 'Çocuklarımın gözleri önünde kazayla oldu. Benim yaralama gibi bir düşüncem yoktu' dedi.

Tutuklandı

Sorgusunun ardından çıkarıldığı mahkemece tutuklanan Ali K., hakkında hazırlanan iddianame, Adana 4'üncü Ağır Ceza Mahkemesi'nce kabul edildi. Tabancayla yaraladığı iddiasıyla tutuklanan sanığın, 'boşandığı eşe karşı kasten öldürmeye teşebbüs', 'ruhsatsız ateşli silahlarla mermileri satın alma, taşıma veya bulundurma' ve 'silahla tehdit' suçlarından 28 yıla kadar hapis talebiyle yargılanmasına başlandı.

'Tetiğe kimin bastığını hatırlamıyorum'

Duruşmada konuşan Ali K., boşandığı eşiyle herhangi bir husumetin olmadığını söyleyerek, 'Dilan, benim elime müdahale ederken tabanca ateş aldı. Tetiğe kimin bastığını hatırlamıyorum. Dilan'ın nasıl yaralandığını fark etmedim. Yaşadığım sinir krizi nedeniyle toprağa doğru iki el ateş ettim. Sonrasında aracıma binerek olay yerinden uzaklaştım. Tabancayı da araçtan dışarı attım. Dilan'a yönelik 'Senin kafana sıkacağım' ifadesini kullanmadım. Suçlamaları kabul etmiyorum. Tahliyemi ve beraatımı talep ederim' ifadelerini kullandı.

Dilan Öztürk ise bu beyanların gerçeği yansıtmadığını söyledi.

Dava kasım ayına ertelendi

Adana 4'üncü Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın ilk duruşmasında mahkeme, sanığın tutukluluk halinin devamına hükmederek duruşmayı 12 Kasım 2026 tarihine erteledi.

'Şans eseri buradayım'

Mahkeme sonrası açıklamalarda bulunan Dilan Öztürk, 'Bugün burada tamamen şans eseri hayatta kalan ve benim gibi hayatta kalamayan ya da hayatta kalabilmek için mücadele eden tüm kadınların sesi olmak için bulunuyorum. Mahkemeden beklediğimiz sonucu kısmen de olsa aldık. Ben burada intikam peşinde değil, adalet arayan bir anne olarak yer aldım. Artık çocuklarımla birlikte huzur, sağlık ve mutluluk içinde yaşamak istiyorum. Ancak ne onların yaşadığı travmaların önüne geçebiliyorum ne de bir anne olarak onları bu acılardan tamamen koruyabiliyorum' ifadelerini kullandı.

'Adalet hak ettiği şekilde yerini bulur'

Yaşamını sürdürdüğü konteynerin yanında ölü halde bulundu
Yaşamını sürdürdüğü konteynerin yanında ölü halde bulundu
İçeriği Görüntüle

Sanığın hak ettiği cezayı almasını istediğini belirten Öztürk, 'Bu, gerçekten anne olabilmiş tüm annelerin en büyük çıkmazlarından biridir. İçeride sanık, çocuklarım üzerinde hiçbir etkisi, ilgisi ve şefkati olmadığı halde, onları gerekçe göstererek indirim almaya çalıştı. Ancak adaletimiz ve mahkeme bu durumu göz ardı etmedi; sanığın tutukluluk halinin devamına karar verdi. Dilerim adalet hak ettiği şekilde yerini bulur. En büyük temennim ise bundan sonra hiçbir kadının, hiçbir insanın ölüm korkusuyla yaşamak zorunda kalmamasıdır' diye konuştu.

'Adalet yerini bulana kadar mücadeleyi bırakmayacağız'

Dilan Öztürk'ün avukatı Şirin Şeyma Bulut ise, 'Duruşma, beklediğimiz şekilde ilerledi. Sanık, olayın istemeden ve kastı olmadan gerçekleştiğini, kazara yaşandığını öne sürdü. Ancak gerek kamera kayıtları gerekse görgü tanıklarının ifadeleri, bunun kasten gerçekleştirilen bir eylem olduğunu açıkça ortaya koyuyor. Dosyadaki eksiklikler giderilip tüm deliller toplandığında bu durum çok daha net bir şekilde ortaya çıkacaktır. Müvekkilim, üç yıl süren bir cehennemin içinden şans eseri kurtulmuş bir kadın. Dilan da yalnızca boşandığı, Medeni Kanun'un kendisine tanıdığı hakkı kullandığı ve kendisine yeni bir hayat kurduğu için, bunu kabullenemeyen bir erkek tarafından öldürülmek istendi. Sanık hayatına istediği gibi devam ederken, Dilan'ın kendi hayatını sürdürmesine tahammül edilmedi. Dilan için adalet yerini bulana kadar da bu mücadeleyi bırakmayacağız' dedi.

Kaynak: İHA